SABIRIN SONU BU OLMAMALIYDI!

Trabzon spor kültürünün belirleyicilerinden biri  ve önemlisi olan Avni Aker’i n ismi ile anılan futbol mekanında başlayan 2016-2017  sezonu,  sayın Cumhurbaşkanının uyarısı ile bir anda modası geçen  ve tedavülden kaldırılan “Arena” Medical Park isimli futbol mekanında  son buldu.

Arena tanımlamasını, duyduğum ilk andan itibaren, spor mekanlarımız ile ilişkilendirilmemesi,  sağlanması istenen kültür emperyalizmine izin verilmemesi için mücadele ettim,  bu düşüncemi her ortamda ilgili olan herkes ile paylaştım. Dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala’ya, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’a ve Futbol federasyonu Başkanı  Yıldırım Demirören’e bir mektup ile Arena kültür sömürüsüne izin verilememesi konusunda düşüncelerimi gerekçeleri ile ifade etmiştim. Trabzonspor kulübü Başkanı Muharrem Usta’ya da  Gazetemiz Son Nokta ile aracılığı ile Arena isimlendirilmesi  ve Trabzon ilişkisinin şık olmayacağını ifade etmiştim. Ama dikkate alınmayan bu önerimin Sayın Cumhurbaşkanınca -       gecikmiş olsa -  Arena tanımlamasının, spor kültürümüzden kazınmasını sağlayan uyarısını bir spor adamı olarak yürekten alkışlıyorum.

Maça gelince, sadece sezonun  son maçı değil, hikayesi çok olan –olacak- bir maç oldu.

Trabzonspor’un ligin en az gol yiyen takımlardan biri olması ile savunma ağırlıklı bir oyunu benimsediğini tanık olduk. Savunmanın özgül ağırlığı ise orta alanda uygulanan baskılı oyun olduğuna tanık olduk.Maçta göremediğimiz baskılı oynamama anlayışı ve bu tür oyunun rakiplerin hücum gücünü ne denli artırdığını müsabakanın 80.dakikasında yayıncı kuruluşun takımların şut istatistiği ile verdiği rakamlardan görebildik.Trabzon’un 3 şutuna karşı Bursapor’un 17 şutu.

Yine önceki maç değerlendirme yazılarımın ortak noktası olan hücum becerisizliği, yetersizliği, bilgisizliği bu maçta da göze çarptı.

Maç boyunca ne kanatlardan geliştirilen bir hücum organizasyonu ne de ceza alanı önünde bir set oyun ile hücum yapılanmasını göremedik.Yıl boyunca da bu maçta da.Sabır etmenin sonucu bu tür oyun olmamalıydı.

Demek ki Trabzonspor hocası ile anılan hücum futbolunu değil savunma ağırlıklı futbolun savunucusu olmuş.

Bu tür oyun Trabzonspor’un tarihi ile örtüşmez.