SABRIN SONU SELAMET!..
Maça gelince..
Fırtına gibi başlayan bir Yomraspor vardı sahada. 1. dakika, 6. dakika, 11. dakikada gol yollarında az daha becerikli olsa ilk çeyrekte olayı bitirebilirdi. 18. dakikada Osman’ın soldan getirmiş olduğu topu iyi takip eden Şaban’ın atmış olduğu gol ofsayt gerekçesiyle iptal edilmişti. Yani demem o ki Yomra evinde maç oynuyor bu maçı alacak izlenimini herkese verdi.
Keza sahneye Raşit Hoca çıktı. Solda iyi işler yapan Osman rakip tarafından daha da kapanmaya başladığı an sağ tarafa çekti. Osman’da adeta deyim yerindeyse sağ bloğu koridor haline getirdi ve 26. dakikada gol perdesini araladı.
Mor Beyazlılarda ilk yarıda görmüş olduğum ender sıkıntılardan bir tanesi bloklar arasında pas alışverişi yeteri kadar hızlı değil ve uzun top merakı. Yani direkt oyun anlayışı. Her oyuncu koşmanın derdinde. Aslında topu koştursalar, az daha sakin oynasalardı çok daha farklı bir Yomra izleyeceğimiz kesindi.
Keza 3. gol tam da bu dediğimin aynasıydı. 2-3 dakika hızlı ve birbirine yakın oyuncuların oyunu açabilmek için açı yapan oyuncularla paslaşmasının ardından gelen Oktay’ın golü Yomraspor’un oyun mizacı olması gerekir.
Nedendir bilinmez golden sonra kötü oynadığı halde bir umut diyen Balıkesir ekibi topa daha fazla hakim olmasına sessiz kalan, bulursam kanattan giderim mantığıyla oynayan Yomraspor’a biraz kızdım.
3. goldeki muazzam beceriyi basit oyunuyla sergileyen ekip nasıl olur da bu dakikadan sonra pas trafiğini uzun topa bağlar anlam veremedim. Rehavet bize yakışmaz beyler.. Sabırla 2 -3 dakika boyunca yapılan paslaşmanın sonucu ortada. Bu taktiği uygulamak zordur. Basit görünür ama bu taktiği uygulayabilen Barcelona ve Bayern Münih gibi takımlar var. Bir Barça veya Münih olun demiyorum. 3. Lig’de bu taktiğe cevap verecek bir takım yok. Az daha yakın oynayın; topu ve rakibi yorun. Diriliğiniz ve isteğiniz zaten 3 puanı size getirecektir.. Tebrikler..