SADECE 3 PUAN


Rakip Çaykur Rizespor ise Rıza hocanın çalıştırdığı takımlarda sürekli disiplinli anlayışı başta belli oldu. Konuk ekip, 4’lu defans oyuncuları hiç hücuma çıkmadan Trabzonspor’un bu defans oyuncularına hareketliklerle bireysel oyuncu yetenekleriyle rakibi çözmesi anlayışı daha maçın başında kendi belli etti.
2. dakikada Adrian’ın şutu ile 1-0 öne geçen Trabzonspor, “Hep şunu söylerim” futbolda şut atacaksın, şut atarsan gol olur. Ve Trabzonspor ilk 20 dakikada şunu iyi yaptı. Şut atma alışkanlığını benimsedi. Ve 3-4 şutla Çaykurspor’u yokladı. Zaten şut atması da doğaldı. Çünkü bu bölümde top Trabzonsporlu oyuncuların ayağında daha fazla gözüküyordu.
40. dakikaya kadar temposu düşük ve uyuyanTrabzonspor’u Çaykur Rizespor’un Tevfik ile attığı gol uyandırdı. Dakikada 43’de taraftarın Volkan Şen’e yaptığı hareket tabii ki hiç doğru değil. Demek ki taraftarlarımızı biraz daha eğitmen gerekiyor. Volkan gibi veya herhangi bir oyuncu taraftarın tepkisiyle oyundan çıkıyorsa bu oyuncu bir daha külübe girmemesi gerekir. Benim futbol anlayışım bu. Ancak Trabzonspor Teknik heyetinin anlayışı nedir bilemiyorum?
İkinci yarının hemen başında Mustafa Yumlu kendine inansa golü yapmaması için bir neden yoktu. 50. dakikada Adrian’ın asisti ve Malouda’nın muhteşem vuruşla Trabzonspor yeniden öne geçti. 50 ve 70. Dakika arası her iki takımın orta sahası oyun disiplininden koptuğu için Trabzonspor ve Çaykur Rizespor her an gol veya goller bulabilirdi.
Yine dediğim gibi. Eğer Trabzonspor final paslarını iyi atabilseydi Bordo-Mavililer sonucu erken almış olabilirdi. Sonuçta, 2-1 kazanan Trabzonspor oldu ama lig için bu futbol ile umut vermiyor. İnşallah beni yanıltırlar.