SAĞLIK OCAKLARIMIZ!
Zamanla dağa bayıra hatta yaylalara kadar sağlık evleri adı altında insanlara şifa dağıtan sağlık ocakları, ne yazık ki son beş yılda kapatılarak daha Avrupai sistem olan aile hekimliğine dönüştürüldü.
Ancak vatandaşın kendi arazisinde, kendi parası ile yapıp devlete bağışladığı sağlık ocakları yıkılmaya, çürümeye terk edildi.
Milli servet heba edilirken, yetki tamamen doktorlara bırakıldı.
Kendi istediğiniz yerde özel muayene açar gibi aile hekimlikleri merkezlerini kurun; elektrik, su, kira gelirlerini ödeyin denildi. Bu sayede sosyal güvenlik açığı gün geçtikçe büyürken Ünye tüneline benzemeye başladı!.
Yıl 1994..
Bir gün bana 2 Nolu Erdoğdu Mahallesi Özgür Sitesi Başkanı Mustafa Muhcu geldi, “Bizim siteye ait bir arsamız var, burada sağlık ocağı yaptırmak istiyoruz seninle sağlık müdürü Mehmet Usta’ya gidelim” dedi.
Dr. Usta “Bizim ocaklar Milli Emlak’ın malıdır, gidin arsayı bağışlayın, biz size demir çimento yardımında bulunuruz, ocağınızı kendiniz yapın” dedi.
Oradan Milli Emlak müdürünün yanına gittik, “Ocak yapma şartıyla arsayı alamayız” deyince Araklı belediye başkanı Niyazi Çebi’ye işi intikal ettirdik o da ozaman Milli Emlak Genel Müdürü olan Akif Hamzaçebi’yi aradı.
Araziyi başkan Muhçu bedava devlete bağışladı.
Bu arada mahalle muhtarlığına Ahmet Çiftçi, baş azalığı da ben geldim. Muhtarla vali Alaattin Yüksel’e gittik. ‘Dernek kurun, para toplayın, yapın’ dedi. Memlekette çakılı çivisi olmayan Yüksel bize güya akıl verdi.
Çıktık, doğruca başkan Asım Aykan’ın yanına gittik. İmar komisyonu başkanı Kerem Canım’ı yanına çağırdı ve arazinin konumunu sordu. Canım “İmarda cami görünüyor” deyince, Aykan “Şükraniye Camii karşısındaki bu arazide camii olmaz. Yani iki cami karşı karşıya olamaz. Biz burayı belediye olarak sağlık ocağı yapalım ve Sağlık Bakanlığı’na bağışlayalım, üstünü de okuma salonu koyalım” cevabı verdi.
Dört katlı bina dört ayda bitti. Sağlık müdürü Abdullah Uraloğlu binayı aldı, okuma salon yapılacak yere Sıtma Savaş Bölge Müdürlüğü’nü koydu. Bir müddet sonra valiliğe Adil Yazar, sağlık müdürlüğüne de Fatih Niyazoğlu geldi.
Konuyu kendilerine getirdim, vali Yazar, sağlık müdürü Niyazoğlu geldi binayı gezdiler, vali Yazar Niyazoğlu’na “Sıtma Savaş’ı buradan al git” derken bana da “Bir hayır sever bul burayı bir kreş yapalım” dedi.
Konuyu hemen merhum Osman Cevahir’in eşi Saime Cevahir getirdim. 400 metrelik alana 40 öğrencinin kalacağı modern bir kreş yapıp devlete bağışladı.
Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu Sağlık Bakanlığı Hudut Sahiller Genel Müdürlüğü’ne atanınca buraya röntgen cihazı istedim, ithal bir cihaz geldi.
Ancak 10 yıldır arızalı, bir türlü çalışmadı. Şimdi Kanuni Bulvarı bu sağlık ocağını yıkıyor..
TCK parayı Halk Sağlığı İl Müdürlüğü’ne veriyor.
Birileri kalkmış burayı cami yapmak için dernek kuruyor, yollara bez afiş asıyor. 300 metre karşıda Şükraniye Camii, 500 metre ilerde Büyük şehir Belediyesi yeni bir cami altına otopark yapıyor.
Bunları görmeyen zihniyete hatırlatıyoruz.
Bu arazi Milli Emlak’a şartlı verilmiştir. Özgür Sitesi sakinleri tarafında geri istemek hukuki haklarıdır.
Gelin bu sevdadan vazgeçin, vatandaşın sağlığıyla oynamayın. Her şeyin başı sağlıktır bunu da unutmayın!..