ŞEHİR HASTANESİ ŞEHİR EFSANESİ OLMASIN!


Özel hastanelere akın ettik, onlar da yetmedi..
Şehir hastaneleri gündeme geldi..
Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Trabzon'da  gündemine gelen bu konu üzerine “300 dönüm arazi bulun bu hastaneyi yapalım” demiş.
“Trabzon'da 300 dönüm arazi ancak güneydeki köylerde bulunur” dedik. Akıllının biri(!) hemen çimento fabrikasının bulunduğu arazi ve büyük sanayi çarşısını ait araziyi gündeme getirdi .
İyi de nasıl olacak kamulaştırma!
Kocaman bir hayal!..
Buralar ticari alan, burada arazinin metre karesi 3 milyon lira, 300 dönüm arazinin rızaya bağlı kamulaştırılması için 900 trilyon lira lazım. Bir de vatandaş mahkemeye giderse ki gidecek siz 1.5 katrilyonu gözden çıkarın demek!..
Yani olmayacak duaya amin demek gibi bir şey!
Hadi diyelim o  yola girdi..
Şimdi yazık değil mi bu devletin parasına ve yazık değil mi bu memleketin hakimine savcısına yine bilirkişiler sevinecek, yine avukatlar köşeyi dönecek. Sağlık Bakanlığı’nın özellikle büyükşehirlerde uygulamaya aldığı şehir hastaneleri projesi papatya ekmekleri gibi ortada bir büyük hastane ve etrafında dal hastaneleri aynı kampüs içinde hizmet veriyor.
Muayeneye gelen vatandaş tüm hastaneleri bir arada buluyor. Bu uygulamanın arkasında aslında komple özelleştirme var. Devlet elindeki hastaneleri de şirketlere veriyor, karşılığında şehir hastanesi yaptırıyor.
Bunun bir adım ötesi şehir hastanesini yapan şirket 29 yıllığına bu hastaneyi kiralayacak tüm personel o şirketin elemanı olacak.
Adı da 'yap işlet devret' olacak.
İşleten bıraktığı hiç görülmediğinden devlet sağlığı sırtından atacak. Sosyal güvenlikteki kara delik kapanacak sağlıkta dönüşümün asıl gayesi bu.
Onun için de tüm personel alıştırma yönetimiyle sözleşmeli yapıldı ve Sağlık Müdürlüğü’nün yetkileri üçe bölündü. Bunun gören doktorlar özel hastanelere kaçtı, hastanelerin içi boşaltıldı adeta. Özel hastanelere katkı payı koyulunca vatandaş devlet hastanelerinden vazgeçmedi, yığılmalar halen devam ediyo.
Yani dön baba dönelim misali!..
Sürekli yazdım ‘Şehir hastanesi için Avni Aker Stadyumu, Yavuz Selim Stadyumu ve 19 Mayıs Spor Salonu arazisi uygundur. Gelin otoparkı dahi olmayan 30-40 senelik Yavuz Selim Kemik, Ahi Evren Kalp ve Fatih Devlet Hastanesi ve Akçaabat Fatih Stadyum arazisinde TOKİ bina yapsın satsın’ dedik.
Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Gümrükçüoğlu, Fatih Devlet Hastanesi’nin etrafını istimlak ederek, bir büyük hastane planladı ve  imara da işledi.
Ancak o ada istimlak edilse tamamı 15 dönüm Avni Aker, Yavuz Selim, 19 Mayıs Spor Salonu ve Orman lojmanlarının bulunduğu alana Numune Hastanesi arazisini de katarsanız toplam 75 dönüm  olur..
Yani yetmez..
Gelin  zaten kentsel dönüşüm diyorsunuz fırsat bu fırsat Yalı Mahallesi’nden de 25 dönüm arazi kamulaştırarak bu şehir hastanesini sahile kadar indirin.
Bu insanlara Fatih Devlet Hastanesi’nin bulunduğu araziden ev verin, tek kuruş ödemeyin. Yolları yerin altına alın hatta bu hastanenin altını komple otopark yapın.
Bu insanları dağa tepeye tırmandırmayın. ‘Yok efendim yeni bir şehir merkezi olacak diyerek şehir hastanesi için ‘Çukurçayır, Gölçayır, Kireçhane’ hülya ve rüyalarından vazgeçin.
Eğer bu rüyaya kapılırsanız o şehir hastanesi de şehir efsanesine döner, Trabzon'un elinden başka bir ile gider!..
Kusura bakmasınlar ama bu şehir bakıyorum en iyi bu işi yapıyor!..
Komşu şehirler bakıyorum son yıllarda yatırım, proje konusunda çok çabuk koşuyor, önemli işler yapıyor. Trabzon'a bakıyorum  herkes bildiğini okuyor, okuyor da laftan öte hiçbir şey üretmiyor!.
Ortak akıl sıfır!..
Ama hakkını teslim edelim konuşmakta bu şehrin önüne kimse geçemez!..
Beyler ;
Şehir Hastanesi demek şehrin hastanesi..
Şehirdeki insanların kolay bir şekilde hizmet alacakları rahat bir şekilde ulaşacakları hastane demek! Korkum o ki  Trabzon için şehir hastanesi şehir efsanesi gibi rüya olacak!
Sağlıcakla kalın !