SEN MIZIKA 'ÇAL'MAYA DEVAM ET!
Düşünün bi de kolbastı’ğını..!
Rostov ile Trabzonspor’u aynı kefeye koyup değerlendirmek, not vermek futbol ayıbıdır!
Trabzonspor Avni Aker’de yüzde 30-35 performansla 2-0’ı yakaladı. İlk maçta iyi oynamasının sebebi, Bosingwa, Constant ve Gardozo idi.
Aynı takım bir ya da iki ay sonra maç yapsa; Bordo-Mavili takım 2 atar 1 sayar.
Gelelim Rusya’daki maça..
Avni Aker’de maça damgasını vuran oyuncular yok. Rostovlular, durumu “var olma-yok olma” meselesi haline getireceklerini, oyuncuların önüne “ne pahasına olursa olsun, vur-kır parçala bu maçı kazan” ilkesi konulacağını biliyordu Halilhodziç. Genelde bu uygulamaya güçsüz takımlar başvurur. Hatta olayı farklı boyutlara taşıyıp, “Türkler şöyledir, böyledir” diyerek, oyuncularını motive ederler. Bu bir nevi yasal dopingdir.
Vahid hocanın az da olsa korkusu bu yöndeydi. Üstelik yeni kurulan bir takımsın, oyuncularınla bir arada yeterli çalışmamışsın, ayrıca fizik gücü olarak rakipten bayağı gerisin.
Kurt hoca, ilk maç öncesi, iki maçı da düşünerek “sürpriz” kelimesini bu yüzden kullandı. Bazı teknik adamlar bu yolu denerler. Ters motivasyon.. Korku vererek doping yapmak.
Eksikleri olmasına rağmen süreci çok iyi idare etti ve de başarılı oldu Halilhodziç. Kutluyoruz Trabzonspor’u. Uzun lafın kısası.. Avrupa’da Trabzonspor’un borusu ötecek artık. Gidemeyenler de Türkiye’de mızıka ‘çal’maya devam etsinler!