Sessiz Kriz: Vatandaşın Cebindeki Yangın

Sessiz Kriz: Vatandaşın Cebindeki Yangın
Ekonomi konuşuluyor…
Ama kimse yaşananı tam olarak anlatmıyor.
Rakamlar açıklanıyor, tablolar çiziliyor, umut cümleleri kuruluyor.
Fakat çarşıya çıkan, akaryakıt alan, kira ödeyen vatandaş için gerçek çok daha net:
Cepte yangın var.

Bu bir kriz ama adı konmuyor.
Çünkü bu kriz bağırmıyor…
Sessiz ilerliyor.

Markette fiyatlar her hafta değişiyor, pompadaki rakamlar durmuyor, ev kiraları artık gelirle değil hayalle ölçülüyor. İnsanlar lüksü çoktan geçti, artık temel ihtiyaçlarını hesaplayarak yaşıyor.

En tehlikelisi de bu zaten:
Alışmak.

Zam haberlerine şaşırmayan, eksik alışverişe razı olan, “idare ederiz” diyerek geri çekilen bir toplum…
İşte sessiz krizin en net göstergesi bu.

Oysa ekonomi, sadece büyüme oranları değildir.
Ekonomi, vatandaşın akşam eve dönerken poşetini doldurabilmesidir.
Ekonomi, bir babanın çocuğuna gönül rahatlığıyla “al” diyebilmesidir.

Bugün yaşanan tam olarak şudur:
İnsanlar artık ihtiyaçlarını değil, mecburiyetlerini satın alıyor.

Ve bu yangın öyle dışarıdan görünmüyor.
Ne sireni var ne dumanı…
Ama içten içe yakıyor.

Sorulması gereken soru şu:
Bu sessizlik gerçekten bir istikrar mı, yoksa derinleşen bir krizin üzerini örten bir perde mi?