Sİ NOSİ VAGİĞUNİ GENEL MÜDÜR
Çok başarılı uygulamalarını bu köşeden övdüğüm zamanlar da oldu ama bu kez pes dedirten bir yola evirmiş işi.
Ha takdire şayan bir diğer konu ödemelerin gününde yapılıyor olması.
Bu kayıtları düştükten sonra gelelim zurnanın zırt dediği konuya..
Yağmurlu havada çay getirdiysen yeni uygulamaya göre bir bezi yaklaşık yarım saatte satarsın. Çayın kuru ise birkaç dakikada satarsın. Yani yağmurlu havalarda çay toplanmışsa önce ıslağı tart, sonra kurut, sonra tekrar tart.
Bu sıkıcı uygulamadan geriye insan kaldıysa ki Karadeniz'de kalmaz. Şimdi soralım; “Be Genel Müdür, bunları bile bile bu ucube uygulamaya geçmek neyin nesiydi!.”
Bir de yazılı ve görsel medyayı kullanarak yanlışını ballı börekli anlatman yok mu pes doğrusu!
Sayın Genel Müdür medyayı bırakıp köyüne gitse ve “Bu uygulamadan memnunmusunuz” diye sorsa, samimi söylüyorum Ardeşenli hemşehrileri biri de benim bacanağım Necati Oğuz başta olmak üzere ‘Si nosi vagiğuni (aklın yok mu)’ der ve gönderirler.
Bir alım yerine binlerce bez çay geliyor. Yaştan 100 al tart, sonra kurut yine tart.. Bununla uğraşacak eksperlere Allah dirayet, sabır, metanet versin.
Hele çay zamanı haddinden çok titizlenen halkımıza bir fren tertibatı düşünülmüş mü, bilmek isteriz.
ÇAYKUR, bugüne kadar yağmurlu havalardaki yaş çay alımlarında alınan tüm ıslak çaylara yüzde 10’luk sabit fire sistemi uyguluyordu. Çayın toplamından yüzde 10 fire hesaplanarak düşüm yapılıyordu. ÇAYKUR geliştirdiği kurutup tartma sistemi ile artık yağmurlu havalarda ıslak çay içerisinden 100 gram numune alarak önce bu numuneyi tartacak. Ardından sudan arındırıp kuru olarak tartıp 100 gramdaki fireyi tespit edip çayın kalan kısmına orantılayarak toplam fire tespit edilecek.
Vay ki vay..
Altın tartanlar bu hassasiyete sahip değil!.
Alan devlet, satan vatandaş, bunların birbirine hakkı ıslak çaydan dolayı geçer mi, geçer. Ama istişare ile tartışma bile olmaksızın bu iş, sorunsuz yürümüştür şimdiye dek.
Bu uygulama akli değil.
Bir bezden kuru havada bir kilo düşülüyor. Genelde bezler yarım kilo bile gelmez. Islak havalarda birkaç kilo gelebilir. Bütün bunlar sürecin içinde izole edilen işlerdi. Bu uygulamayla insanları ekiple karşı karşıya getirmek gerçekten sürece satır indirmek gibi bir şey!
Eksperler ki kimi alaylı kimi mekteplidir. Alaylı olanlar toplumun içinden geldikleri için eski uygulamayı sürdürürler. Mektepli olanların işi zor, zira sırtlarına post gerek.
Halkı bıktıran bu yoldan Sayın Müdür’e; dönüş adımlarını at, o aldığın hassas kantarları da sat..