ŞİDDETİN DİLİNİ OKUMAK


Şiddeti doğuran nedenleri isterseniz birlikte irdeleyelim. Belki yetkili kişiler yazımızı okur da zihinlerine çözüm noktasında bır yol güzergahı belirlerler.
Ülkemizde adalet çok geç karar veriyor. Mağdur hakkını almak için yıllarca sabırla bekliyor, o beklemenin sonunda haklısın ama bu karar uygulanamaz dendiğinde şiddetin aslında fitili ateşlenmiş oluyor.
Böyle olunca kendi adaletini uygulamak isteyen şiddet hukukçuları devreye giriyor. Ne demek şiddet hukukçuluğu demeyin. Önceki gün şiddet hukukçuluğunun tanımı yapıldı Avni Aker'de. Denen şey şuydu: Siz bu kirlilik içinde bir şey olmamış gibi futbol mu oynayacaksınız, biz bir şey olmuştur diyor ve sizi oynatmıyoruz dediler. Bu basit mesajı okumadan, şiddetin üretilmesinde provakatör vazifesini icra eden Volkan gibi yan etkenlere de göz yumarak bu problemi çözmek mümkün değil.
Önceki akşam gördüğümüz manzara aslında şiddetin sadece bir işaret fişeğiydi. Bu işaret fişeğinden gerekli dersler alınmayıp bir asker kaçağını ve çetesini memnun etmek adına hakikatlere örtü çekilmeye devam edilirse bunun önü asla alınamaz.
Bakınız Trabzonsporlular; tecavüze uğrayan iffet abidesi birinin, ırzına geçenlerin ceza almamasına adliye önünde kendi adaletini uygulamak adına tepkisini ortaya koyuyor. Yetkililer bunu iyi analiz etsin. Günü kurtarmakla bu sorun ölü bir sorun haline getirilemez. Nesillere intikal edecek çok sonsuz intikamlara gebe bir sorunla karşı karşıyayız.
Ey yetkili zevatlar! Hemen harekete geçin. Zira uzun bir zamandır yargıyı bekleyin yalanı ile uyuttuklarınız gerçeği anladı. Bu yalan artık yama tutmuyor. Kandırdığınız bu insanlar uyandı. Şiddetin dilini kullanmaya başladılar. Yatmayın, şarlatan medya dansözlerinin yorumlarının ardına takılmayın. Bizim gibi millet adına utanması olanların yazdıklarını yol haritası olarak belleyin. Memleketi seviyorsanız bu meseleyi ne oya(sayıca kalabalık) ne soya(tarihçe eskilik) mahküm edin.
Talep çok ciddi ve derin. Hemen kupayı verin..