ŞİKECİLER KONUSUNDA TRABZON NE DÜŞÜNÜYOR?
Bir hukukçumuz bu kararı gördükten sonra ‘Çoban olmayı tercih ederim’ derken aslında her şeyi özetlemiş olmuyor mu? Ben de bu saygın hukukçumuza bir ilave yaparak ‘Böyle bir hukuk kararını gördükten sonra keşke annem beni başka ülkede doğursaydı’ diyorum.
Anlayacağınız o kadar sinirliyiz ki bütün sövgülerden bir kokteyl yapıp onu haykırsak içimizdeki öfkeyi yine dindiremeyiz. Bütün Türkiye, bir konuşmasında ağza alınmayacak küfürlerle Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı'na demediğini bırakmıyor, bizim hukuk sistemi bu adamı nasıl kurtarırırımın peşine takılıp bir Liceli'ye ülkenin geleceğini teslim ediyor.
‘Biz mahkemeleri tanımıyoruz’ diyen adama sözümona aynı adalet kırımızı adalet kilimi seriyor, yaptıklarını bedeli ödenmemiş sahte bir çek gibi ortada bırakıyor.
Bu karar karşısında Trabzonlu ne yapsın? Hangi sözü söyleyerek içindeki öfkeyi dindirsin? Bir şehri böyle bunaltmak suç değil midir? Bu öfkenin dışavurumlarından bu insanlar sorumlu tutulacaklar mıdır?
Vallahi 13'e neresinden bakarsan bak, önden bak sondan bak pek sevimli görüntü vermiyor.
Tabii bir başka mahkemede bu karar mutlaka temyiz edilecek. Böyle bir garabet ortada duramaz. Kişiye özel mahkeme ilamı Türkiye'yi uçuruma sürükler.
Bir de Abdullah Kiğılı denen şahıs yeni delillerimiz var diyor. Aslında bugün kendileri tutuklanıp sorguya çekilmeli. Siz bu suçlamalar esnasında niye delilleri sunmadınız, adaletten bilgi saklamak suçtur ilkesiyle kovuşturmaya tabi tutulması gerekir. Bu kişi 130 kilo, onun içinde de 13 var. Birisi adalet için bu ağır kilolu zatı da uyarıp gerekenleri yapmalı.
Biz 3 yıldır adaletin tecellisini beklemekten bunaldık, daraldık, sıkıştık artık; nefes alamıyoruz. Allah'ı Peygamber'i olan bizi daha köşeye sürüklemesin. Çünkü bize her söz; çok ama çok batmaya başladı, nokta.