ŞİMDİ YENİDEN İNANIYORUZ

Trabzonspor’da sezon öncesinde flaş transferlere imza atılmıştı.

Yıldız oyuncuların kadroya katılmasıyla birlikte haliyle beklentiler de bir hayli yükselmişti. Ancak Bordo-Mavili ekipte işler hiç de beklenildiği gibi gitmedi.

Ligde ilk 3 haftada yalnızca 4 puan toplayan Trabzonspor, bu süreçte Kasımpaşa ile berabere kalırken, kısıtlı bir oyuncu kadrosuna sahip Amed’e mağlup olarak büyük bir hayal kırıklığı yaşattı.

Bordo-Mavililer ligdeki tek galibiyetini iç sahada Başakşehir karşısında elde etti.

Avrupa’da Play-Off turunda Ferencvaros’a elenmek ise hepimizin umutlarını bir kez daha sarsmıştı. Bu kötü sonuçlar teknik direktör değişikliğine neden olurken, geçici olarak takımın başına Hüseyin Çimşir getirildi.

Hem Avrupa’da hem ligde hüsran yaşatan Trabzonspor için Gençlerbirliği maçı çok önemliydi. Çimşir ile ilk sınavını Gençlerbirliği karşısında veren Fırtına, çok önemli bir 3 puan elde etti.

Bordo-Mavili ekip, bu maçtaki iyi futbolunun karşılığını sahadan 5-0 gibi farklı bir skorla galip ayrılarak aldı.

Uzun bir aradan sonra ilk kez rahat bir maç izleme şansımız oldu.

Ancak iyi gidişatın devam edebilmesi için bu futbolun üzerine koyulması şart.

İşte o zaman Trabzonspor, zirve yarışında sonuna kadar iddiasını ortaya koyar.

Bir galibiyetle her şeyin düzeldiğini söylemek elbette mümkün değil.

Ancak sahada ortaya konulan mücadele, gelecek adına yeniden heyecanlanmamız için önemli bir işaret oldu.

Dileriz Gençlerbirliği maçıyla açılan yeni sayfa, bundan sonraki haftalarda da devam eder.

……………….

ARAL BÖYLE DEVAM

Trabzonspor’un bu sezon büyük umutlarla kadrosuna kattığı isimlerden biri de Aral Şimşir’di. Ancak genç oyuncu, gerek ligde gerekse Avrupa’da oynanan maçlarda beklenen performansı bir türlü ortaya koyamamıştı.

Biz de doğal olarak Aral’ı eleştiren isimlerden biri olduk.

Ancak Gençlerbirliği maçında sahada, görmek istediğimiz Aral Şimşir’i bir nebze olsun izleme şansı bulduk. Daha önce nasıl eleştirdiysek, bu maçtaki görüntüsünün ardından hakkını vermeden de edemeyiz.

Aral, mücadele boyunca özellikle adam eksiltmeleri ve verdiği kritik paslarla dikkat çekti. Takımın hücumda vites yükseltmesine önemli katkı sağlarken, sahada özgüveni yüksek ve ne yaptığını bilen bir oyuncu görüntüsü verdi.

İşte bizim görmek istediğimiz Aral tam da buydu!

Elbette bir maçla her şey bitmiş değil.

Bu performansın devamını getirmek, artık Aral’ın elinde.

Çünkü yeteneği olduğu konusunda kimsenin şüphesi yok.

Önemli olan bunu sahaya yansıtmak ve istikrarlı hale getirmek.

Aral, hep böyle devam et…

Sen böyle oynadıkça bu takımda formayı alırsın, tribünün sevgisini kazanırsın ve Trabzonspor’un değişmez isimlerinden biri olursun.

Unutma; bu forma yetenek kadar mücadele, cesaret ve yürek de ister.

Gençlerbirliği maçında bize umut verdin.

Şimdi sıra o umudu büyütmekte…

…………….

ZİRVE İÇİN HAMLE ZAMANI

Trabzonspor’da gerçekten çok iyi bir oyuncu kadrosu var.

Yeter ki bu oyunculardan en doğru şekilde verim alınabilsin…

Gençlerbirliği karşılaşmasında takımın kalitesi de bunu fazlasıyla gösterdi.

Sahadaki mücadele, oyuncuların isteği ve ortaya konulan futbol, Bordo-Mavili kadronun doğru bir dokunuşla çok daha iyi noktalara gelebileceğini gösterdi.

Şimdi bu kaliteli oyuncu grubunun ivmesini daha da yukarılara taşıyacak bir teknik adama ihtiyaç var.

Bu nedenle Trabzonspor’un bir an önce yeni hocasını belirlemesi gerekiyor.

Çünkü kaybedilecek zaman yok.

Sezonun henüz başındayken doğru teknik kadronun oluşturulması, takımın geleceği açısından büyük önem taşıyor.

Ancak kim göreve gelirse gelsin, benim bir beklentim daha var.

Hüseyin Çimşir mutlaka teknik heyetin içerisinde tutulmalı.

Çünkü Çimşir, böylesine kritik bir dönemde takımın başına geçerek sorumluluk aldı. Gençlerbirliği maçında da takımın başında çıktığı ilk karşılaşmada oyunculara dokunabildiğini gösterdi.

Belki görevi yeni teknik adamla birlikte farklı bir noktaya evrilecek ama Trabzonspor’un içerisinde kalması, hem takımı hem de oyuncuları tanıması açısından önemli bir avantaj olacaktır.

Bazen bir takımın ihtiyacı sadece yeni bir hoca değildir.

Bazen içeride kalacak, takımı bilen, şehrin ve camianın ruhunu hisseden bir isme de ihtiyaç vardır. Hüseyin Çimşir de işte o isimlerden biri olabilir.

Yeni hoca kim olursa olsun, Çimşir’in tecrübesinden ve takımla kurduğu bağdan mutlaka yararlanılmalı. Çünkü bu takımın yeniden ayağa kalkması için herkesin aynı hedefe inanması gerekiyor.

Ve o hedef belli:

Trabzonspor’u yeniden zirveye taşımak!

………………

BU EMEK ŞAMPİYONLUK İÇİN

Trabzonspor’da başarıyı en çok hak eden isimlerden biri hiç kuşku yok ki Başkan Ertuğrul Doğan. “Taraftara mahcubum” diyerek sorumluluğu her zaman kendi üzerine alan Doğan, takımın arzu ettiği hedeflere ulaşması için teknik heyetin ve takımın her türlü ihtiyacını karşılamak adına elinden geleni yapan bir isim.

Ortada bunun en önemli göstergesi de oluşturduğu kadro ve takıma kazandırdığı yıldızlar…

Takımın başarılı olabilmesi adına ciddi bir emek ortaya koydu ve önemli sorumluluklar üstlendi.

Doğan’ın en büyük arzusu, yaptığı çalışmaların ve attığı adımların sahada başarıya dönüşmesi olacaktır.

Biz de artık o güzel günleri görmek istiyoruz.

Çünkü Bordo-Mavili camianın yıllardır süren şampiyonluk ve zirve özlemi var.

Bu özlemin sona ermesi için verilen her emeğin bizim için ayrı bir anlamı bulunuyor.

Başkan Doğan da bu uğurda elini taşın altına koyan isimlerden biri.

Şimdi hep birlikte bu emeğin sahada karşılığını bulmasını bekliyoruz.

……………..

İLK SINAVDAN TAM NOT

Trabzonspor’un yeni transferi Franculino Dju da ayağının tozuyla ilk sınavını Gençlerbirliği karşısında verdi. Paul Onuachu’nun sakatlanmasının ardından Gençlerbirliği maçında beklenenden daha fazla forma şansı bulan golcü oyuncu, ilk maçında ortaya koyduğu performansla bizlere olumlu sinyaller verdi.

Açıkçası Franculino Dju ile ilgili ilk izlenimimin olumlu olduğunu söyleyebilirim.

İlk maçında gol atma başarısı gösteren genç golcü, bu sezon Trabzonspor’a önemli katkılar sağlayabileceğinin de sinyallerini verdi.

Özellikle sahadaki isteği ve gol bölgesindeki hareketliliği, ilerleyen haftalar adına bizleri umutlandırdı. Tabii ki bir oyuncu hakkında sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için tek bir maç yeterli değil.

Franculino’yu birkaç karşılaşmada daha izlememiz ve göstereceği performansı görmemiz gerekiyor.

Ancak ilk izlenim güzel…

Belki de ilerleyen haftalarda attığı gollerle tribünleri ayağa kaldıran, adını Bordo-Mavi hikâyenin güzel sayfalarına yazdıran bir Franculino izleyeceğiz.

İnşallah Gençlerbirliği maçındaki golü, çok daha güzel günlerin ilk işareti olur.

Şimdilik bize düşen ise sabırla beklemek ve ona güvenmek…

Haydi Franculino, daha çok golün var!