SİYASAL İKTİDARLARIN DEĞİŞMEYEN KÖR İNADI!


 
Bir iktidar dönemi hiçbir şey yapmayanlar, son birkaç ayda “ak akçe kara gün içindir” misali beklettikleri hizmetleri hemen öne çıkarır,  “bakın işte her şeyinizi biz yapıyoruz, biz tekrar gelemezsek bütün bu işler yarım kalır” mesajını verir ve ne yazık ki; her seferinde başarılı olup, bir dahaki döneme kadar kaybolurlar.
 
80’li ve 90’lı yıllardan itibaren bol süslemeli ve gür sesli nutuklar ile durumun biraz değişeceğini ümit ettiysek bile, ümidimiz kısa sürede kursağımızda kaldı. Çillerin “büyük kutlamalar ile Avrupa Gümrük Birliğine girdik” naralarını, rahmetli Ecevit’in “bebek katilini Kenya’da yakaladık söylemleri bastırıyor ve sadece bu söylem bile Ecevit’i kurulacak üçlü koalisyonun en güçlü ortağı yapabiliyordu. Aldatıldığını geç anlayan insanımız “temcit” pilavına odun kaşığını sallamaya devam ediyordu!
 2002 iktidar değişiminden sonra söylemler de, eylemler de daha renkli, daha görkemli olmaya başladı. Umutlarımız kabartıldı. Öyle ya, yıllarca iyi çalışmadığı için gaz yapan! barsaklarımız boşaltılacaktı, artık rahatlayacaktık! 
 
Geçmiş iktidarların bilindik uygulamalarının halk tarafından artık anlaşıldığını iyi bilen yeni iktidar sahipleri, niyetleri ayni olmakla birlikte, nimetleri dağıtmanın farklı yollarını buldular. Aynı uygulamaları devam ettirdiler ancak yeni süslemeler getirdiler.
 
Ancak yeni iktidarın da en önemli uygulaması bilindik uygulamalardan ileri gidememektedir. Sosyal yardım paketleri adı altında  halkın teveccühünü kazanmak için, eskiden olduğu gibi seçim öncesine taşınan ve programlanan çalışmalar mevcut iktidarın da vazgeçilmezleri arasında yerini almaktadır.
Her gün telefonlarımıza gelen iş, aş ve sosyal yardımların dağıtımı ile ilgili mesajların yanında, merkezi yerlerde perdelenerek seçim öncesini bekleyen çalışmalar da yavaş yavaş hızlanmaktadır. Bu iktidar da, bunu 12 yıldan beri ayni ısrarla başarılı bir şekilde yürütmektedir.
 
Mesela Trabzon’a bakalım: Yaklaşık bir yıldan beri Meydan Parkı’nın civarında eski belediye binası ve eski Tansa binası perdelenerek çalışma yapılıyor bahanesi ile bekletildi. Şimdi dikkatle takıp edin bakalım, yakında seçim atmosferine girildiği an; hemen çalışmalar hızlanacak, her taraftan çekiç sesleri, matkap sesleri birbirine karışacak. Baretli işçiler büyük bir hevesle rollerini  yerine getireceklerdir.
 
Diğer yandan yıldızlı “Stat projesinin” anlı şanlı resimleri Büyükşehir Belediye başkanımızın gülümseyen yüzü ile reklam panolarında yerini alacak, Kanuni Bulvarı’nın yapılıp servis edilmeyen tünel ve sanat yapılarının renkli fotoğrafları teknik uyarlamalar ile daha görsel hale getirilip hizmet diye topluma anlatılacaktır. Bizim itirazımız, bu yapılanların seçim dönemi reklamlarının yapılmasınadır. Eğer yeni Türkiye isek; eskilerden farklı bir sunum yapmalıyız! Bu yoğun algı propagandası altında ne yapacağını unutacak olan değerli insanlarımız yine aynı anlatımlara inanarak; “yahu bunlar ne güzel çalışıyor baksana, bir de giderlerse bu işler hep yarım kalacak zannıyla” yine istenilen yere oy verip, yine aynı hatayı yapmayı, tercih zannedeceklerdir. Sokaklarda banka kartı dağıttırıp herkesi bankalara kul edenler daha sonra bunun üzerinden ürettikleri sloganlarla halkın iradesini teslim almamışlar mıydı?
Hatırlayalım herkes 7’den 70’e kadar borçlandırıldıktan sonra seçimlerin flaş söylemini pazara sürdüler “İstikrar sürsün, Türkiye büyüsün” Üç-beş kuruşluk banka kredisinin ödenememesinden korkan milyonlar sırf bu sloganın cazibesinden dolayı mevcut iktidara yıllarca oy vermedi mi? Kimse bu insanlara; yahu kardeşim iktidar değişirse istikrar değişmeyebilir, senin borcunun yapılandırılması iktidar değişmelerine göre değişmez korkma” deyip  ikna etmeyi düşünmedi. Muhalefet ise her konuda olduğu gibi bu işlerde de sınıfta kalmıştır.
 
Aynı çalışmalar her seçim bölgesi için programlanarak bekletilmektedir. Çok yakında göreceksiniz, en çok oy potansiyeli olan İstanbul’a 3. köprünün yapılış destanı, 3. havalimanının dünyada eşinin benzerinin olmadığından tutun da; Ankara’yı İstanbul’a bağlayacak hızlı tren yolunun projelerinin inanılmaz reklamları ile bir seçim daha garanti altına alınacaktır. Düşünün bir kere neden 3. köprü ile ilgili yazlı ve görsel habere rastlamıyoruz. Çünkü bu çalışmalar onların seçim sermayeleridir. 
Muhalefet ise bütün bu olup bitenlerin farkında olmadığı gibi, vatandaşlarımızı ikna edecek bir plan ve projeye de sahip görülmemektedir. Varsa da bu yeterince başarılı görülmemektedir.
Milletimize her devirde kendisinin tercih edilmesi durumunda hizmet vereceğini söyleyenler ile Afrika çöllerinde yaşayanlar arasında ne fark vardır bilen var mı?