SORU, KORU GİBİ KARANLIK OLMAMALI!..
Örneğin Özkan Sümer, günlerce futbolcu bulmak için Brezilya'da yatmadı mı? Sadri Şener Teofilo ve Dame N'Doye'nin ayağına gitmedi mi? Bırak Trabzonspor'u Fener'in başkanı A. Yıldırım Anelka'nın ayağına gitmedi mi? Hatta uçakla dönerken uçak daraşık olduğu için yönetici Hakan Bilal Kutlualp'i alafranga tuvaletin kapağına oturtmadı mı?
Lütfen soru sorarken belli bir birikimi boşaltmak adına gazeteciliğin içini boşaltmayalım. 'İlimsiz şiir temelsiz duvara benzer' diyor Fuzuli.. Bu sözlerden ilham alarak, biraz ilmi temeli, her alanda cari kılmak gerekmez mi?
Futbol belki ayak oyunudur ama aynı zamanda zihinsel olgunluğu da bünyesinde barındırır.
Trabzonspor başkanlarından sadece bildiğim kadarıyla Onursal Başkan Mehmet Ali Yılmaz Jean-Marie Pfaff ve Kevin Campbell başta olmak üzere hiçbir oyuncunun ayağına gitmemiştir. Ünal'a imzayı İstanbul'da denizde attırmış ama asla kimsenin ayağına gitmemiştir.
Yönelttiğ soruyu “Büyük başkanlık iddiasında olan bir başkan, Mehmet Ali Yılmaz gibi futbolcuyu ayağına getirttirir, ayağına gitmez” şeklinde sormak gerekirdi. Malesef eğri gemi doğru sefer olmuyor.
Türkiye'de belli televizyonlarda, belli gazetelerde ekran ya da kalem verilmiş mümtazlar, gerçekler üzerinden değil de etraflarındaki etki gruplarının yönlendirmesiyle mesai yapıyorlar.
Sivrilmek için sivri olmayı deniyorlar. Bilmiyorlar ki her kalemi, kalemtıraş yontmaz.
Trabzonspor'a bugün faydamız olsun isteyenler; sahanın dolmasına, daha çok ürün satılmasına, etkili sponsorlar bulunmasına dönük varsa fikirleri bunları söylemeleri gerekir. Falan adam başkan olmak istiyor, onun yolunu açmak için mevcut başkanı yolmak ve böylece yollamak düşüncesi etik değildir.
Evet mali tablonun karanlık olmasını biz de istemeyiz. Bu konuda uyarıcılık vazifemizi bihakkın yerine getiririz. Bunu yaparken hafızamızın karanlıklarında bir başka başkan portresi bulunmaz ama! Biz genel kurullara inanır, onun teveccühü kimi çıkarmışsa, yenisi seçilene kadar işlerin iyi gitmesini isteriz.
Bence herkes de böyle yapmalı..
Soru kimliktir, onu olur olmaz şekilde ortaya atmamalıyız.
Şunu da bilirim ki sorular muhterem, cevaplar geçicidir. Muhterem bildiğimiz hiçbir şeyi, zavallı göstermememiz gerekir.