SOYLU,ALBAYRAK VE İKİ USTA


Bir de Trabzonspor Başkanı Muharrem Usta’ya da teşekkür ederim; ‘Bu hakemler seneye olmayacak’ deyip de unutturma numurasına tevessül etmediği için..
Niye teşekkür ediyorum bu mümtazlara biraz daha açalım.. 19 Mayıs 2016 tarihli yazımda Futbol Federasyonu'nda döndürülen dolaplara dikkatlerini çekişime kulak verdikleri için tabii.
Ne yazmıştım, ne oldu?
Tarih 19 Mayıs 2016, sonnokta gazetesi sayfa üç..
“İstanbul'da ikamet eden TFF kulislerinden sızan bilgilerin analizini yaptığımızda Trabzonlu hakemler için hem baş patron Yıldırım Demirören hem de kutsal ittifakın zayıf başkanı Kuddusi Müftüoğlu hırlı rüya düşünmüyormuş. Trabzonlu orta hakem pozisyonunda görev yapan üç isim var. Bunlar; Barış Şimşek, Abdullah Yılmaz, Bülent Birincioğlu.. Yardımcı hakemler ise Serdar Diyadin, Mehmet Metin, Muhammet Yumak, Abdullah Bora Özkara..  Şimdi can alıcı sızıntıyıya göre Trabzonlu Barış Şimşek hariç hiçbir orta ya da yan hakemimizi yeni oluşturulacak profesyonel kadroya almayacaklarmış” diye yazmıştım.
Bu analizimden sonra kulaklarının üstüne yatmayan Trabzon'umuzun bu üç değerli insanı gerekeni yapmış; Trabzonlu dört hakemimizin Süper Lig'de görev almalarına katkı sunarak kurulan kumpası parçalamışlar.
Şimdi başta Barış Şimşek ile Bülent Birinci orta hakem olarak ve de Serdar Diyadin ile Mehmet Metin de yardımcı hakem olarak görev yapacaklar Süper Lig’de.
Eğer biz düzenin kirliliğine objektifleri odaklamasaydık; bizi katleden hakemler düdük çalmaya devam edecek, yetmezmiş gibi bizim hakemlerimiz de görev alamayacaktı. Federasyon’daki güdümlü füzeler nasılsa görmüyorlar, sezmiyorlar, kafaları basmıyor deyip istedikleri düzenin seyr ü sefer yapmasına devam edeceklerdi.
Edemediler; çünkü uyumayanlar dikildi karşılarına..
Bundan böyle hakemlerimize düşen görev kimsenin hakkını kimseye yedirmeden, ellerindeki yetenek imkanını kullanarak hakkaniyetle düdük çalmaları ve bayrak kaldırmalarıdır.
Onların adamlığına ve tarafsızlığına itimadımız olmasaydı zaten böylesine cevval bir tutumla arkalarında olmazdık.
Şimdi Bakanlarımızdan ve İbrahim Usta’dan bir beklentimiz daha var. O da Bünyamin Gezer meselesi.. O da önümüzdeki süreçte halledilmeli.
Yine 19 Mayıs 2016 tarihli yazımda “Bünyamin Gezer o kurullarda niye var. Alenen ifade edeyim ki 2010-2011'de Buca-Fener maçındaki hizmetinden dolayı orada bulunuyor. Önce TRT'de yorumcu yapılarak hizmetinin bedelinin bir kısmı kendisine takdim edildi, devamı da MHK'deki göreviyle veriliyor. Kuddusi iyi niyetliymiş. İtirazımız yok. İtirazımız İstanbul takımlarının oluşturduğu suni korkuların bunları esir almasınadır” diye yazarak  şaibeyle afişe olmuş o eski kirli kimlikler de artık cebimizden, vergimizden pay almamalıdır düşüncesindeyiz.
Temizlik yolu açıldı ya, onlar da deliğe süpürülür.