Süleyman Soylu, İçişleri Bakanlığı döneminde kendisine yaptığım ziyarette, “Bak beni iyi dinle… Müthiş bir projem var” dedi ve ekledi:
“Büyük Sanayi Sitesini boşaltıyorum. Orada yeni balık lokantaları, yürüyüş yolları, bisiklet yolları, satış mağazaları yapacağım. Değirmendere’nin üstünü kapatacağım. Denizi içeri alacağım. Çağlayan‘a kadar vatandaş kayık ile gidecek, balık tutup aşağı gelecek.”
Bunları bana ciddi ciddi anlattıktan sonra kendisine, “Büyük Sanayi Sitesi 11 bin dönüm. 450 esnaf var. Bunları nereye getireceksin” diye sorduğumda, “Gölçayır’da Büyükşehir Belediyesi yeni bir sanayi sitesi yapıyor. Oraya taşınacaklar” cevabını verdi.
Kendisine, “Buradaki esnafın 400 tanesi kiracı. Kiracıları taşıdınız, mülk sahiplerinin parasını nereden ödeyeceksiniz. Bu 400 dükkan istimlak edilmez ise mülk sahipleri bunları yeniden açar, burada bir sanayi, Gölçayır‘da bir sanayi olur” dedim.
Bakan Soylu, “Hiç kimse onlara yeniden işyeri açma ruhsatı vermez” dedi.
Ben de bunun üzerine, “Ruhsata gerek kalmaz. O zaman hurdacılar çarşısı olur. Değirmendere‘nin üzerini kapatma fikrinize gelince… Tsunami olmadığı sürece Karadeniz yüzde 15 yükseklikteki mehile zaten çıkmaz. Çağlayan‘a gidin aracı boşa atın hiç yakıt yakmadan büyük sanayi çarşısına inersiniz. Karadeniz hırçın denizdir ancak en fazla 200-300 metre içeri girer. Bunun tekniği de hiç mümkün değildir. Sizi kim kandırmış bilemiyorum” dedim.
Kendisi bana bu şehrin yararına olan projelere olumsuz bakmamı, ne olursa olsun destek vermemi, bu projelerde büyük emekler olduğunu söyledi.
Sayın bakana, Trabzon’da Rus kalmadığını, olmayan Rus (Avrasya) Pazarının yeniden yaptırıldığını, semt pazarlarına dağılacak olan Kadınlar Pazarının Maraş caddesine yeniden kurdurulduğunu anlattım, “Emin olun ki popülist politika yapıyorsunuz. Bu şehre yazık ediyorsunuz. Her ilçeye yeni kaymakamlık ve belediye binaları yapıyorsunuz. Ülkenin bütçesine yazık ediyorsunuz” dedim.
Bakan Soylu gülerek, “Ben hayatımda hiçbir zaman terör kitabı okumadım ancak İçişleri Bakanıyım. Geldiğim belli olacak, bu millet beni unutmayacak” dedi.
Ben de, “Haklısınız, diyecek bir sözüm yok. Büyüklerimiz her zaman her şeyin en iyisini bilir” demek zorunda kaldım.
Makamdan çıktıktan sora bayağı gülmüştüm.
Hiç birisinin gerçekleşmesi mümkün olmayan projelerin bu şehrin gündemini çok meşgul ediyor olması beni şaşırtmıyor.
Ancak olan da bu şehri oluyor.
Tabi sonunda yazık oluyor demek zorundayız.