Sözen'in Mektubunun Anlattıkları
Sadece 'Ben'i düşünmezler..
'Biz' demeyi hep ilke edinirler!.
'Bana dokunmayan yılan bin yaşasın' mantığında hiç değillerdir..
Paylaşımcıdırlar..
Yaşadıkları, ekmeklerini kazandıkları şehirlerine karşı kendilerini hep sorumlu tutarlar..
Bunlardan biri de Muhammet Sözen'dir..
Dün bütün medya kuruluşlarına da gönderdiği 'Trabzon'un kıymetli basın mensupları' diye başlayan 'Yeni yıla gireceğimiz gece Trabzon'a gelen bir hastamızın şehrimizdeki hastanelerde yaşadıklarını kaleme aldım.
Sağlıkta bölgenin merkezi konumundaki ilimizdeki hastanelerde bazıları üzücü, bazıları ise umut verici bu yaşadıklarımın, başka hastalarımızın başına gelmemesi adına sizlerin de bu konuyu kamuoyu ile paylaşmasını rica ediyorum' diye süren hepimizin duyarlı kalması gereken bir mektubu mailime düştü..
Okuyanca 'Fazla söze gerek yok' diyerek bütününü yayınlamak gerekirdi.. Ben de öyle yaptım..
Yaşayan Trabzon'da tavandan tabana kadar herkesin okuması ve üzerinde düşünmesi gereken bir mektup!
Çünkü çok şey anlatıyor..
Yaşama dair acı gerçekleri ile..
Bakın neler yazmış!
***
Tarih 31 Aralık.
Herkes yeni yıla girecek olmanın telaşı içinde. Sabah saat 10.00 civarında sol gözüne taş girmiş Göreleli Sezai Kodalak isimli bir hasta acil olarak Trabzon Numune Hastanesi’ne getiriliyor. Hastanedeki ilgili göz doktorları, hastanın orada ameliyat edilemeyeceğini söyleyerek KTÜ Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi’ne sevk ediyorlar. Tıp Fakültesi’ne giden hasta, orada da yatırılmıyor. Sebep 1 gün önce yapılan cerrahi bir operasyonda ihtiyaç duyulan mikroskobun bulaşıcı enfeksiyonu olan bir hastada kullanılması. Bu mikroskobun 24 saat sterilize edilmesi gerekiyormuş, saat dolmadan cihazlardaki mikrop giderilmiyormuş. Bunu anlayışla karşılıyoruz. Keşke ikinci bir mikroskop olsaydı diyoruz. Hasta tekrar Numune Hastanesi’ne dönüyor. Bu defa hastanedeki görevliler hastayı Rize’ye, Ankara’ya, Samsun’a veya Erzurum’a sevk etmeyi hasta yakınlarına teklif ediyor. Hasta yakınları ‘Rize Trabzon’dan daha mı ileride ki Trabzon’da yapılamayan ameliyat, Rize’de yapılabilecek diyor. Bir taraftan da hasta yakını ekonomik yönden çok zayıf, Erzurum’a, Ankara’ya gidecek durumu yok biçare.
Saat 16.00 (6 saat sonra) civarında hastanın uzaktan akrabaları olarak ben ve Opr. Dr. Engin Sözen’in bu olaydan haberi oluyor. Onlar da çareler arıyor. Gazeteci Erhan Esaspehlivan da olaya vakıf oluyor. Onların da yaptığı araştırmalarda acil müdahale yapılması gereken hastaya Trabzon’da yeterli donanıma sahip bu hastanelerde müdahale yapılamayacağı anlaşılıyor.
Opr. Dr. Engin Sözen görev yaptığı İmperial Hastanesi’ne hastayı alarak 2 saatlik bir operasyonla gerekli ilk müdahale yapılıyor, gözü kısmen temizliyor, enfeksiyon riskini ortadan kaldırıyor ve dikiyor. Hasta tedavinin takibi için Tıp Fakültesi’ne gönderiliyor. Fakültede o gece yatan hastanın tetkiklerini yapıyor, ilaçlı tedaviler yapılıyor, gözdeki taşın yeri tespit ediliyor ve büyük operasyona yani daha derin bir ameliyata sıra geliyor.
Bu defa Tıp Fakültesi’nde de bu ameliyatın yapılamayacağını, hastanın Ankara’ya veya İstanbul’a sevk edilmesi gerektiği söyleniyor.
Bizler de hastayı alarak yeniden İmperial Hastanesi’ndeki göz ekibi Opr. Dr. Can Kaya, Opr. Dr. Kadir Durmuş ve Opr. Dr. Engin Sözen’in yanına götürüyoruz. Müşterek muayene ve görüşmelerden sonra hastayı Opr. Dr. Can Kaya,Opr. Dr. Kadir Durmuş ve Opr. Dr. Engin Sözen 02.01.2014’te saat 15.00’da ameliyata alıyorlar. 6 saatlik başarılı bir ameliyattan sonra gözün merceğinden giren 11 mm’lik taşın gözü delerek retinayı yırtıp geri döndüğü ve gözün ortalarında kaldığı anlaşılıyor. Doktorlar tarafından taş çıkartılarak, göz temizlenip dikiliyor ve ameliyat başarılı bir şekilde neticeleniyor.
Bu kadar hasar yemiş, merceği düşmüş göz bugün 1-2 metreyi görebiliyor. 2 ay sonra mercek takılarak normal görebilecek inşallah. Bu zavallı kişi İstanbul ve Ankaralara gidemeyecekti. Kalan ömrünü akmış görmeyen bir gözle geçirecekti. Belki de filmlerde gördüğümüz tek gözlü kovboylarda olduğu gibi siyah bir bezle kapatacaktı kör gözünü. Sara hastası ve psikolojik sıkıntıları olan bu şahsın bundan sonraki ömrünü nasıl geçirebileceğini siz tahmin edin.
Gelelim işin saklı gerçekler boyutuna;
1-Trabzon’u eskiden beri her yönüyle bölgenin baş şehri biliriz. Özellikle sağlıkta böyle olmasına rağmen Numune Hastanesi’nin burada yapamayız Rize’ye gönderelim demesinin altında yatan gerçek nedir?
2 – Fakültenin ve Numune Hastanesi’nin yapamadığı ameliyatı İmperial Hastanesi nasıl yaptı?
Demek ki bu olay Trabzon’da pekala yapılabilir. O halde bu hastaneler niçin müdahale etmedi?
Muazzam hastanelerimizin ameliyatını yapamadığı bu çok önemli olay veya bizim bilemediğimiz bu gibi olaylar, bölgenin baş şehri olarak bildiğimiz Trabzon’un karizmasını çizmiştir. Bununla birlikte bu olaylara muhatap olan hastalarımızı perişan etmektedir.
Bu problemin çözümü öncelikle yetkililere düşmektedir. Evet niçin bu kadar mükemmel hastanelerimiz, teknolojinin son harikası aletlerle donatılmış hastanelerimiz ve oralarda görev yapan profesörler, doçentler, doktorlar niçin bu hastaya müdahale edememişlerdir. Elbette bir sebebi vardır. Yetkililer de bunun sebebini bilmelidir. Çaresini bulmalıdır..
İşin diğer boyutu.
Evet
İşin diğer boyutu sayın hocalarım.
Hipokrat yemini etmiş değerli hocalarım..
Bu olaya siz ne dersiniz. Bu hastaya sizlerin devasa hastanelerinizde müdahale edilemedi. İstanbul’a Ankara’ya, Rize’ye sevk edilmek istenen bu hasta Trabzon İmperial Hastanesi doktorları Can Bey ve ekibi tarafından sağlığına nasıl kavuşturuldu. Bu olaya sizler nasıl bakarsınız. Elinizin altındaki ekipte mi bir hata var, yoksa yeterli donanıma yani ekipmana alet edevat noksanınız mı var. Ya da sizlerde bu olay böyle mi olur, başka çaresi yok mu diyorsunuz!
Muhammet Sözen
***
Evet..
Sözen'in mektubu böyle..
Her bir cümlesi ve soruları çok anlamlı....
Şu bir gerçek ki bu şehirde özel hastaneler önemli açıkları da kapatıyor.
İmperial Hastanesi olduğu gibi her şeyi ile göz kamaştıran Özel Karadeniz Hastanesi ve Yıldızlı Güven Hastanesi de bu şehir için büyük bir şans.
Hepsini ayrımsız kutluyorum
Aralarındaki tatlı rekabet daha iyisini yapma gayreti, yöneticilerinin, doktorlarınınhemşirelerinin hastalarına karşı son derece yakın ilgisi ve sıcaklığını alkışlamak gerekir.
Sadece almayı değil yatırımları ile vermeyi de düşünüyorlar..!
Doğru olan da böylesi!..