TARAFTAR
Bu insanlarda takımlarına karşı ne sevgi ne saygı eksilmemiştir. Trabzon şehri oldum olası futbola âşıktır. Dolayısıyla takımları Trabzonspor’a eksilmeyen ve artan bir tutku ve sevgiyle bağlıdır. Tabii ki arada bazı nahoş hadiseler olacaktır. Kol kırılır yen içinde kalır misali bu olumsuzluklara sözde değil özde çözüm bulunmalıdır.
Yıllar evvel, Yeşil-Beyaz İdmangücü, Sarı-Kırmızı İdmanocağı kavgalı maçlar yaparlardı. Bir ara futbolda doğu-batı gibi ayrışıma yaşadık. Şükürler olsun ki, bugün Bordo-Mavi renklerde Trabzonspor’u hep beraber birlik ve beraberlik içinde içimize sindirmişizdir.
Bu ne büyük mutluluk, sevinç gösterisi ve aşktır. Allah hiçbir zaman bizi iki kutba ayırmasın, kötü gün göstermesin..
Bizim içteki birlik ve beraberliğimiz karşımızdaki güçleri her zaman korkutmuştur.
Trabzonspor’un kuruluş aşamasında ve renklerinin tespiti için yaşananlar, o günlerin zor koşulları hiç kimsenin hafızasından silinmemesi içimize acı bir hatıra olarak çökmelidir. Ve o günlerin bir daha yaşanmamasını temenni ederim.
Taraftarın statlara eskisi gibi gelmediğini televizyon ekranlarından görmekteyim.
Yönetim kurulunun bu faktörün üzerinde durmasının gerekli olduğunu sanmaktayım.
Trabzonspor’u bütün gönlümce seviyor ve iyi günlerin yaşanmasını bütün benliğimle arzu ediyorum.
Bir anımı daha sizlerle paylaşmak istedim;
Trabzonspor’un kuruluş aşamasında rahmetli Dr. Hasan Basri ve rahmetli Abdurrahman önderliğinde Sotka’da cami önünde, 30-40 kişi bir araya gelmiştik. Kongrenin yapılacağı Yeşilyurt Oteli arkası, Sümer Sineması’na kadar yürümüştük. Kongrede tartışmalar oldu ama sonunda Trabzonspor olarak birleşme gerçekleşti. Tabii ki renk hususunda çok münakaşalı oturumlardan sonra, Bordo-Mavi renklerde birleşerek Trabzonspor kurulmuştur.
Ve bugün, aşkımız, tutkumuz, kulübümüz dimdik ayaktadır.