TARAFTARLAR SINIRLARI ZORLAMAMALI..
Bu şehrin en önemli değeri olan Trabzonspor konusundaki hassasiyeti biliyorum
Yaşanan adaletsizliğin ve mağduriyetin hangi noktada olduğunu da kestiriyorum..
Ne söylerseniz sonuna kadar haklısınız..
Ama haklı olmak sınırları zorlamak anlamına gelmez..
10 Mart’ta yaşananlardan sonra ateşe körükle gitmek ise hiç izah edilemez..
Trabzonspor-Fenerbahçe maçı sonrası aldığımız ceza ortada..
21 Mart Cuma günü saat 20:00’de kendi sahamızda oynayacağımız Kasımpaşa maçını sadece kadınlar ve çocuklar izleyebilecek
Bunun ötesi yok..
“Ne olursa olsun stada gireceğiz,kapıları kuracağız, ağırlığımızı koyacağız” şeklinde taraftarın sanal ortamdan başlattığı ve binlerce taraftara ulaşan bu kampanya hiç doğru bir yaklaşım değil.
Bunu yapmayı bir kenara koyun,istemek ve önermek bile akıl işi değil..
Taraftarların sınırları zorlama hakkı yok.Böyle bir eylemin altından bu şehir kalkamaz.
İşi çığırından çıkarmak demek rakiplere özellikle de Fenerbahçe’nin ekmeğine yağ sürmek anlamına gelir..
Taraftar ister bana kızsın ister hakaret etsin..
Bu şehrin geleceği ve Trabzonspor’un çıkarları adına bunları yazmak zorundayım.
Çünkü ben yaşadığım ve ekmek yediğim bu şehri seviyorum..
Trabzon’da ne olursa olsun taraftar grupları da kendini sorgulamalı..
Yapacakları eylemlerin ucu nereye dayanır bunun hesabını yapmalı..
Pusla ortamlardan faydalanmak ve Trabzonspor adı altında bu şehirde kaos rüzgarları estirmek isteyenlere asla fırsat tanınmamalı..
Değerli okurlarım Trabzonspor kaybedince,Trabzonspor kötü sonuçlar alınca kaybeden bu şehir oluyor..
Hayat duruyor adata şehirde..
Taraftar kan ağlıyor,gazetelerin tirajları düşüyor,esnaf mutsuz oluyor maddi-manevi her türlü kayıplar yaşanıyor..
Şimdi bize düşen Trabzonspor’u daha çok sahiplenmek ve destek olmaktır..
Ateşin içine atmak,ceza üstüne ceza aldırmak değil..