TEHLİKE BAKİ KALMASIN!


Bir sözümona insan 'damarlarda dolaşmaktan, askeriye, mülkiye ve maliyeye sızmaktan' her konuşmasında bahis açacak..
Ama kimse duymayacak..
Hatta 'Sen insanları dindar değil kindar yapıyorsun' diye de feryadı basmayacak.
Bir yapı üç harflilerce yönetilse bile deşifre olacakken bir efsun gibi kalacak.
Arkadaş, başımıza böyle fecaat gelmişken gelin günahlarımızı bu vesileyle dökelim.
İçimizden birbirimize olan nefreti, garezi de sökelim.
Kimileri bu işin geçmişini kırk elli yıl derinlere atarak ‘benim vebalim on beş yıllık’ demeye getirerek güya vebal azaltması yapıyor.
Kimileri 'bu iş bana hiç bulaşmadı' diyerek 'en berrak benim' aymazlığı içinde avunuyor.
Oysaki yok aslında kimsenin kimseden farkı.
Devleti ele geçirilecek aygıt gibi görmenin en büyük kusur olduğunu idrak etmede herkes arızalı..
Kimi hiçbir örneği yokken anayasa Kuran olsun diyor.
Kimi tarikatlar olmadan necat yok diyor.
Kimi Batı taklitçiliği olmadan medeniyet olmaz diyor.
Kimi Ötüken'den nefes ve ses gelsin istiyor.
Herkes bir şey istiyor..
FETÖ ise diğerlerinden farklı olarak tepeden balyozla binmek istedi devletin ve milletin başına.
Uydurduğu 'Balyoz Davası' meğerse kendinin planıymış.
Uçakla, topla tüfekle saldırdı millete.
Artık herkes uyansın.
Devlet ele geçirilecek bir aygıt değil, zaten hepimizin elinde olan ortak bir değerdir.
Yanlışı varsa Meclis düzeltir. Doğrusu varsa sürdürür.
Yani herkes aklını başına devşirsin.
Bir daha sızma, sızdırma yaptırmasın.
Ezanların okunduğu, bayrağımızın özgürce dalgalandığı bu güzelim memleketi tevellüdü ve tevekkülü şaibeli adamlara bırakmak neyin nesiydi?
Nitekim millet gereğini yaptı 15 Temmuz'da..
Ve millet ‘aldığınız gücü ehliyetle değil tavassutla dağıtma son olsun’ diyor.
Zira, uyurken devlet yürürken istikamet bulunmaz.
Bundan böyle uyanıklık Müslümanın şanında Türk'ün kanında gen olsun.
Aksi halde vatanda, elan ya da atide tehlike baki kalır!