TONYA ÇİMENTO FABRİKASI VE EKMEK!..
Düzenli bir sigortalı işe, ekmek ve su gibi ihtiyacı olanların verilecek makarnaya veya kömüre mahküm bırakılmasının hesabını kim verecek? İş ve işçi hakları söz konusu olunca ortaya çıkan insanlar, şimdi iş ve işçilik olanaklarını durdurmak için çevreci bahanelerle ortalığı tozu dumana katmanlarıyla hakkaniyetli, iyi niyetle örülmüş bir tepki mi ortaya koymuş oluyorlar?
Açıkçası buna ben inanmıyorum. Bunu derken ne çimento fabrikası kuracak olanları tanırım ne de onlarla bir irtibatım var. Ben çalışma hayatının canlı olması, herkesin kimseye ihtiyaç duymadan gelir elde etmesi, onurlu bir yaşam için ayakları üstünde durmasının yanındayım. Birey olarak en son sermayenin yanında duracak kişiyim hattızatında.
Tonya, doğal mümbit topraklarıyla tarım ve hayvancılık için çok elverişli. Evet bunu biliyorum. Aynı zamanda o mümbit toprakların çimento elde etmek için de elverişli olduğu bir doğal gerçekse bu doğallığı kullanmamak bana pek akilane gelmiyor. Yer üstü ve yer altı zenginlikleri kullanalım diye oraya konmuştur. Kurallara uyulmak kaydıyla her türlü yatırımın yanında olmalıyız. Hep eksileri bir kenara yazıp hayatı bereketli kılamayız. Yatırımları engellemenin tek kaydü şartı artılarından eksilerinin çok olmasıdır. Böyle bir durum burada söz konusu değilken, gelecek ekmeğe direnç niye?
Üstelik ben Tonyalı da değilim. Ben Tonya'nın veya Akçaabat'ın sadece payına Vakfıkebir ekmeği gibi büyük ekmek düşsün isteğindeyim.
Şimdi düşünüyorum; bizler çocuklarımızı işe vermek için gitmediğimiz kapı kalmazken; yaklaşık 300 kişi düzenli bir gelire kavuşacaksa yineleyerek soruyorum bu direnç niye?
Bence bu yatırıma karşı inatlaşmayla oluşmuş bir tepkisellik varsa oturup aklıselim bir düşünce atmosferini yeniden müzakere etmede fayda var.
İsterim ki Tonyalı ekmek bulsun, kendi kazancıyla herkes evine ekmek götürsün..