TRABZON GOL, GOL, GOL!


Öyle ya eksik de olsa Trabzonspor bu..
Bordo-Mavililer daha çok orta saha mücadelesi şeklinde geçen karşılaşmanın büyük kısmında topa daha çok sahip olan taraftı ancak, birkaç pozisyon dışında etkili olmaktan uzaktı..
Al gülüm ver gülüm futboluyla biten ilk yarının ardından ikinci yarıda gol için daha istekliydi Trabzonspor.
Ancak bütün girişimler etkili gol pozisyonlarına dönüşmeden heba edildi.
Dönüşenler de golle sonuçlandırılamadı..
**
O yok, bu yok tamam da..
Asıl olması gereken yok..
Herkesin de, hem de yıllardır bildiği gibi golcüsü yok golcüsü..
Golü bir tek golcü atmaz elbet..
Ancak kimse atamazsa “Benim asli işim bu” deyip o çıkacak sahneye..
Yoksa topa şu kadar sahip olmuşsun..
Bu kadar atak yapmışsın..
Hikaye..
Ameliyat başarılı ama hasta sizlere ömür...
Çünkü 3 puanı topla daha çok oynayana, pas yapana, atak geliştirene değil, gol atana veriyorlar..
**
Onun için golcüler dünyanın parasını kazanıyor..
O yüzden kulüpler transferde önce golcü diyor..
Trabzonspor’da diyor ve hatırı sayılır paralar da veriyor ama, golcü gibi bir golcü bir türlü alamıyor..
Bu seneden geçti de, umalım aramalara şimdiden başlayıp yeni sezonda bu sıkıntıyı bitirecek biri bulunur.
**
Bu arada son dakikalarda Çağlar’ın eline çarpan top mesafe yakın olmasına rağmen bence penaltıydı.
Çünkü elin topa doğru yaptığı bir hamle vardı.
Uzun bir aradan sonra Emre Güral’ın sağlığına kavuşarak yeniden sahalara dönmesi güzel.
Solbekte oynayan Mustafa Akbaş’ın giderek takıma alışması iyi
Özer’in ne zamandır görmeyi özlediğimiz yüreğini ortaya koyan futbolu ise hepsinden güzeldi..
Dediğimiz gibi güzel olmayan kaçan galibiyetti.
Hani nasıl deniyordu?
Artık önümüzdeki maçlara bakacağız!..