TRABZON KENDİNİ TEST ETMELİ!


Hatta öncüdür..
Dışarıdan bakıldığı, 'Trabzon' dendiği zaman gelip görmeyenler için 'Ne büyüktür' diye düşünülen Trabzon’un, içine girildiği zaman  hiç de öyle olmadığı görülür..
Böyle bir şehrin sosyo-ekonomik olarak gelişmesi, büyümesi ve bu ülkede hak ettiği yerlere gelmesi helalinden hakkıdır!..
Peki geldi mi?
Evet demek mümkün mü?
Tabi ki devlet hizmetlerini alıyor..
Tabi ki sorunları çözülmeye çalışılıyor..
Ama..
Kıyaslama yapmak gerekirse bir Eskişehir'in, Kayseri'nin hatta ve hatta bu ülkenin bugün şikayetçi olan Güneydoğusunun birçok ilinin bile son 10 yılda yaptığı büyük sıçramaları ne yazık ki Trabzon yapamamıştır..
Hatta Trabzon'un çevresindeki kardeş şehirleri bile önemli sıçramalar yapmaya başladı..
Rize lojistiği aldı, havalimanını da yapıyor..
Bu bir gerçek..
      
***

Yollar, köprüler, hastaneler, kentsel dönüşümler...
Eyvallah yapıldı, yapılıyor.!
Burda sorun yok..
Ama bu şehir için istihdam açısından yapılan ne var sorusu sadece bugün değil, uzun yıllardır cevap aramaktadır.
Şu bir gerçek ki, Trabzon'a çok uzun yıllar önce sahip olduğu Çimento Fabrikası dışında istihdam noktasında yapılan tek bir yatırım  olmadı, olmuyor da..


Şehrin yükünü istihdam noktasında küçüklü büyüklü birkaç özel fabrika taşımıştır ve halen de taşımaya gayret etmektedir. Bunların önüne bile büyüme noktasında barikat kuranları seyrettik.                                                          
En acı örneği Hekimoğlu Döküm Sanayi’nin yapmak istediği ek tesis için DSİ'nin önüne koyduğu istinat duvarı engeli olmuştur. Tepkiler nedeniyle yavaş yavaş yol alınmaktadır..
      
***

Trabzonspor üzerinden uzun yıllardır uyuyan mı dersiniz, uyutulan mı ne derseniz deyin, Trabzon'un 'BÜYÜKŞEHİR' olmasının ardından artık sözde değil, özde büyük bir sıçrama yapmasını beklemek, her Trabzonlunun hakkıdır..
Bu sadece tek başına Büyükşehir Belediyesi’nin yapacağı iş de değildir..
Siyasetçisinden sivil toplum örgütlerine, iş adamlarından bürokratlarına, esnafına kadar ortak akıl ve  güç birliği ile olur!..
Trabzon'un sıçrama yapması için  istihdama yönelik yatırımlar kaçınılmazdır..
Bakın..
Sonnokta olarak sürekli gündeme getiriyoruz şehrin sorunlarını..
Of-İyidere'ye lojistik merkez   kuruluyor dedik durduk yıllarca, sessiz ve derinden gitti Rize Derepazarı'na..
Çamburnu'na tersane dedik, 3 bin kişi çalışacak diye umduk, durduk..
Çıkmaz ayların değil, yılların sonuna kaldı!..
Yani masal..
İhracatçılarımızın önünü açmak için “Birleştirilmiş Gümrük Hattı Projesi’ne” bakanlık niye vize vermiyor dedik durduk, hala duyan yok.
Bu şehrin ihracatçıları Samsun Limanı’na kaçırıldı....
Elde var 'Yatırım adası' dedik..
O da görüldü ki gerçekti, hayal oldu!
Bakın bitti bitecek denerek aylardır açılışının yapılması beklenen Ağız ve Diş Hastanesi, TOKİ ile yapımcı firma arasındaki sorun nedeniyle bitmez noktada tıkandı kaldı..
Kimseden ses yok..

***

Yani el atılan birçok önemli proje, ne yazık ki elimizden kaydı gitti!..
Dedik ya..
Yollar, köprüler, hastaneler eyvallah..
İş ve aş için istihdam nerede?
Yok..
Onun için Trabzon kendisini özellikle istihdama yönelik yatırımlar noktasında test etmek zorundadır..
Görülüyor ki  Büyükşehir olduktan sonra da bütün yük bu şehirde Büyükşehir Belediyesi’nin üzerine kalıyor.                                                                                                                                                                               
Devletten hak edilen yatırımları almak, verdiği sözleri yerine getirebilmek için Başkan Gümrükçüoğlu  oradan oraya koşacak, bakanlık kapılarını aşındıracak, şehrin önünü açmaya çalışacak..

***

Uzun lafın kısası..
Trabzon Türkiye'de bugüne  dek hak ettiği sıçramayı yapabilmiş değil..
İşte bu noktada Trabzon şehri A'dan Z' ye kendini de test etmeli..
Büyük düşünerek proje üretmeyen, ürettiği projenin yapılması noktasında peşinden bir bütün olarak koşmayan bir şehir büyüyemez, sıçrayamaz!..
Bakın
İkinci devlet üniversitesi dendi..
Ses yok!
Lojistik dendi..
Ses yok..
Yatırım adası dendi.
Ses yok..
Çünkü ortak akıl hiç yok..
Bencil zihniyetler şehri kemiriyor..
Açıkçası 'ORTAK AKIL' oluşturamayan, 'ORTAK AKIL' ile kendisini yönetenlerin karşısına ‘istiyoruz’ diye çıkamayan Trabzon'un yapısal sendromu bu şehrin önünü tıkıyor!..
Tuttuğunu koparmayı bırakın, koparmaya çalışan bir Trabzon bile ne yazık ki yok!
Trabzon, 'Trabzonspor edebiyatı' ile çok mutlu olarak uyumayı  tercih ediyor!..
İş, aş, yatırım, istihdam derdimiz yok!..
Ne konuşuyorsun Osman Diyadin sen..