TRABZON VE TURİZM


1987 yılında zamanın orman bölge müdürü Hamdi Özer, Meryemana’ya 10 adet bungalov ev kurup, yaptıkları kır kahvesiyle bir atılım başlattı. Orman Bölge bir büyük tesis de Uzungöl’e kurarken, Karayolları yolunu ihale edince oradaki insanları bungalov ev ve restoranlarda balık havuzları yapmaya teşvik etti.

Mısır tarlası turizm vadisine dönüştü. Aynı yıllarda merhum vali İsmet Gürbüz Civelek, Hıdırnebi Yayla Kent’i İl Özel İdare kaynaklarından bu şehrin ilk yayla kenti olarak inşa ettirince Karayolları da yollarını yaptı. Zamanın valisi Adil Yazar Düzköy ve Işıklar yayla kentlerini ihale etti. Çok kısa sürede bitirip hizmete de açtı ancak yolunu ihale etmeye görev süresi yetmedi. Aynı şekilde duruyor ve son yıllarda körfez ülkelerinden ilimize gelen turist sayılarında inanılmaz bir artış oldu. Buna Kuveytli turistler de eklendi. Özellikle Körfez ülkelerinden ilimize gelen Arap turistler ev bark, arazi satın almaya hatta Araklı Turup bölgesinde tatil köyü kurmak istiyor.

DTM yerine Sheraton Otel yapmaya başladılar. THY, DOKA ve TTSO işbirliğiyle gerçekleşen bu turların ilimize başlamasını sağlayan DOKA Genel Sekreteri Çetin Oktay Kaldırım ve TTSO Başkanı Suat Hacısalihoğlu’nun verdikleri mücadeleyi takdir etmemek mümkün değildir.

Arap turistler bu şehre durduk yere gelmedi. Bu ekip gidip oralardaki fuarlara katıldılar, şimdi de Cidde ve Almanya fuarlarına katılıyorlar. Yüzümüzü hep Arap’a dönemeyiz, Avrupalıyı da ilimize ve hatta bölgemize direkt uçaklarla taşıyıp ve bu şehrin zengin doğal güzelliklerini, doğa harikası Uzungöl’ü, dağlarımızı yaylalarımızı tanıttılar. Körfez ülkeleri bizden sonra İzmir, Antalya, Bursa, Samsun vilayetlerinin dikkatini çekmiş olacak ki bu illerimizin büyükşehir belediyeleri devreye girmiş, turizmi pazarlamaya çalışıyorlar.

İşte sebze ve meyve pazarlaması da aynı şekilde başlamıştı. Bir grup iş adamı 1990’lı yıllarda Rus turizminin gelişmesi için gemi ve uçak kiraladılar. Haldeki komisyoncular Rusya’ya gidip pazar yeri kiraladılar, gemi alıp nakliye şirketleri kurdular. Antalya ve Mersin’de arsa, arazi, paketleme fabrikaları kiraladılar.

Sochi olimpiyatları dolayısıyla liman yük trafiğine kapatılınca Samsun’a göçtüler. Orada TIR garajları kurdular, ev, arsa, araziler satın aldılar. Oradan nakliye yapıyorlar. Bir daha Trabzon’a dönmeyi de düşünmüyorlar. Çanta turizmi ise nataşa turizmini tetikliyor gerekçesiyle tamamen bitirildi. Çünkü bu ile tayin olan vali ve emniyet müdürleri nataşa ile mücadele edelim derken, BDT ile olan ticareti bitirdiler. Son günlerde yapılan turizm toplantılarından hiçbir sonuç almamız mümkün değildir. Ancak esnafımıza büyük iş düşmektedir.

Arap turizmi gibi bir büyük nimeti ganimet sayıp bu insanları soymaya kalkarsak, kendi ayağımıza kurşun sıkarız!
Turist gezip gören insan olduğu için kıyas yeteneği herkesten daha gelişkindir. Bunlar anlamaza işi götürmek açıkça ihanettir. Turist, bizim kurnaz iştahlılardan daha büyük akla sahiptir. Bursa bu hatayı yaptı, biz de aynı hataya düşmeyelim.
Yazarın vazifesi testi kırılmadan yol göstermektir.. Kalın sağlıcakla..