TRABZON'DA SEÇİM ÖNCESİ SESSİZLİK!


Ağızlarını bıçak açmıyor..
Bu şehrin mühendisleri, mimarları, iş camiası, meslek grupları, dernek ve sivil toplum kuruluşları kafalarını kuma gömmüşler adeta!..
Şehrin geleceğine yönelik sağda solda ahkam kesenlerin yerel yönetimlerin belirleneceği seçimler öncesinde neden köşe bucak kaçtıklarını anlamış değilim.
Çekindikleri, izah edemedikleri bir çıkmaz durum mu var, yoksa sessizlikten bir şeyler devşirmenin hesabı içinde midirler, bilemiyorum.
Ama iş kendi seçimleri olsa ortalığı ayağa kaldırırlar..
Bazıları “tarafmış” o yüzden açıklama yapma gereksinimi duymuyorlarmış..
Neyin tarafındasınız çıkın açıklayın bari..
“Siyasette tek adamlığı,çıkarları ve rant düzenini” eleştirenlerin kendi yönetimlerinde aynı şeyleri yaptıklarını unutmayın.
“Bir yere aday olayımda bir yerin başkanı olayımda” mantığı ile hareket edenler düşmüş kendi dertlerine..
Şehir çokta önemli değil..
Şehrin geleceği ne olacak, ne kadar katkı sağlıyorum, ne kadar üretiyorum diye soran yok..
Nasıl olsun ki ortalıkta zaten onları sorgulayan da yok..
Bu işler bu kadar kolay mı?
Bu şehir bu kadar sahipsiz mi?
4 bin yıllık tarihi geçmişe sahip Trabzon’un bugün geldiği noktada şehrin misyonu ve vizyonu açısından sivil toplum kuruluşlarının önemi büyük..
Onların yorumları, ufuk açıcı değerlendirmeleri son düzlükte büyük katkı sunar.. Projeler noktasında partilere kılavuzluk etmiş olurlar. Elbette siyasete doğrudan katkı vermeleri yadırganabilir. Bunun yerine fikirsel bir katkıyı ayrımsız sunmaları gerekir. Bunu esirgeyip yapmamalarını kabullenmekte zorlanıyorum..
Aldıkları sorumluluklar noktasında her zaman bir adım önde olmaları gerekiyor..
Ama ne yazık ki bu gömlek bazılarına bol geliyor..
Trabzon’un büyüklüğü altında eziliyorlar.
İşini doğru dürüst yapanlara sözümüz yok elbet..
Bakın bugün Trabzon’da hizmet veren bir çok derneklerde, odalarda, cemiyetlerde üyeler kağıt üzerinde var..
Üyelerin ne maddi ne manevi katkıları var. Öylesine orda bulunmak yerine aktif görevlere soyunup gerekli sorumluluğa vücut vermeleri daha doğru olmaz mı?
Seçimlerde gelip oy kullanıyorlar o kadar. Ne taşın altına el koymak ne de fikirsel bir katkı sunmak.. Hatta odasının nerde olduğunu bilmeyenler dahi var
Bu anlayışla nereye kadar gidebileceğiz Allah aşkına..
Vurdumduymazlıklarımız nihayetlenmeyecek mi!
Haksız mıyım?..