TRABZON'DA SENDİKALAR NEREYE GİDİYOR?
Trabzon’da sendikaların ne kadar üyeye sahip olduğu gerçeği ise ortada.
Sendikalar her geçen gün güç kaybediyorlar, yeni üye kazanım noktasında başarılı olamıyorlar..
Baskı dayatma ve farklı sorunlar içinde ayakta kalma mücadelesi veren sendikaların kendi içinde yaşadığı ayrışmaları da görmezden gelemeyiz.
Sendikalar artık kendi tabanlarına gereken güveni veremiyor, umut olamıyor..
Söylemlerin hep aynı eksen etrafında dönmesi, yüzlerin hep aynı insanlarla kesişmesi ve istenen değişimin gerçekleşmemesi sendikaların direncini kırıyor..
Alanlardaki eylem ve basın açıklamalarına bak-tığınızda bunu görmek mümkün..
Sendikaların yaşam mücadelesi ve ülke sorunları noktasında haklı talepleri var. Bu taleplerin seslendirilmesi ise son derece doğal.
Normal olmayan bu taleplerin ne kadarı kendi içlerinde hayata geçirilip-geçirilmediği..
Mesela demokrasi talebi..
Sendikaların başını çekenler kendi içlerinde ne kadar demokratlar, ne kadar adil oluyorlar ve ne kadar üyelerinin sorumluluklarını yerine getiriyorlar..
Trabzon’da üyelerinin vefasızlığı yüzünden kirasını ödeyemeyen, telefonları kesik sendikalar biliyorum.
Başkanları ise çaresiz..
Daha da acısı bankadan kredi çekip borç ödeyen sendika başkanları bile var.
Sendikaların tepesinde keyfiyet, aşağısında ise eziyet var...
İşçi ve memurun hakkını savunma noktasında yola çıkanların aslında ne kadar samimi, ne kadar yürekli ve ne kadar gerçekçi olduğunu iyi sorgulamak gerek..
İşine geldiğinde alanlarda horoz kesilenlerin, işine gelmediğinde ise masanın altında nasıl kuluçkaya yattığını hepimiz çok iyi biliyoruz..
Ne olursa olsun bir hak mücadelesi verebilmek, o hakkı ne kadar hak ettiğine bağlıdır..
Sendikalar bu ülkenin çok önemli bir misyonu.
Onlar kendi içlerinde ne kadar güçlü, ne kadar barışçıl ve ne kadar üretken olursa kazanan Türkiye olacaktır.
Kazanan demokrasi, adalet ve emek olacaktır..
Sendikaların bölünmesi, parçalanması, çok keskin ayrışmalar yaşamasının hiçbir zaman kazanımı ol-mayacaktır..