TRABZONSPOR İDEOLOGYASI
Herkesin takip ettiği ezber yol her zaman en kısa yol olmayabilir. Keşfedilmemiş yolların da olması mümkündür.
Biz Trabzonsporumuzun doğuşundaki ideolojiyi adlandırmak adına bugün bazı kelamlarımıza terimler belleğiyle zihinsel bir elbise giydirmeye gayret edeceğiz.
Asla siyasi bir rant için değil, doğuşun anlamını zeminleştirmek adına kendimce bir yaklaşımı sizinle paylaşacağım.
Trabzonspor, sol terminolojiyle ifade edecek olursak halkın vahşi kapitalizme karşı kazandığı zaferin adıdır. Parayla dünyayı dizayn edeceğini düşünen kapitalizmin 'her şeyin bir bedeli var' cümlesiyle özetlenen ekonomik görüşünü 1975'li yıllarda tersyüz eden; kimi Farozlu kimi Akçaabatlı kimi Sotkalı kimi Arafilboylu kimi Hacıkasımlı nice adını sayamadığım varoşların asi çocuklarının isyanıdır. Art arda dizilen şampiyonluklarla, efendilerin dize getirilmesi, hem de bunun defalarca gerçekleştirilmesi, ezilen her diyarda büyük yankı bulmuştur. Aslında bu çocukların çoğunun solculukla alakası yoktu. Belki de tam tersi görüşlere sahiptiler. Ama başardıkları bir terminolojiyle atlatılacaksa bunun adına ezilenlerin ezenlere isyanı diyebiliriz ki bu deyiş sol bir izlektir.
Her ne kadar sol bir izlek desek de belki de Ziya Gökalp'in ne materyalizm ne kapitalizm ara tür olan solidarizmi daha uygun olabilir. Nedir solidarizm diyenlere bilgi babından anlamını verelim..Solidarizm: Bir ekonomide çeşitli gelir grupları arasındaki bağlılığı esas alarak geliştirilen bir doktrin. Özellikle Fransız Devlet adamı ve Filozofu, Leon Bourgeois (1851 -1925) tarafından savunulmuştur. Buna göre, toplumda refah içinde yaşayanlar bu zenginliği mümkün kılan öteki sınıflara karşı borçludurlar. Yoksul sınıfların zenginlere karşı ekonomik yönden haklı talepleri vardır. Böylece örneğin, ücretsiz hayat sigortası, asgari geçim ücreti, ücretsiz eğitim, konut edinme kolaylıkları, v.s. gibi önlemlerle sosyal dayanışma ve gelir eşitliği sağlanmaya çalışılmalıdır. Bu faaliyetleri finanse etmek için de devlet, gelir ve servet üzerine artan oranlı vergiler koymalıdır.
Buradan yola çıkarak Trabzonspor: Türkiye'de orta sınıfın yüksek sesle konuşmasının dilidir. Dilsizlerin dile gelmesi ve ezenleri enselemesinin adıdır. Bu efsanevi geçmişi ülkeye ve dünyaya bahşedenler nasıl böyle bir kimlikle ortaya çıkmış olabilir? Bunu yine el yordamıyla anlatabiliriz ve deriz ki efsane futbolcular Trabzon'un hırçın dalgalarında bilenerek, hamsinin fosforuyla beslenip, buyurucu annelerinin tereyağıyla kıvraklaşırken böyle büyük bir ödevi hazırladıklarını bilmeseler de zamanla adları efsane kelimesiyle ölümsüzleşince onlar da anladılar Trabzon'dan dünyaya atılan imza olduklarını. Bizim gazetemizde ve ulusal gazetelerde yer alan aşağıdaki haberle Trabzonspor'un ülke bütünlüğü açısından da vazifeler üstlendiği gerçeği, ne güzel anlatılmış..
Başlık: Diyarbakır'ın fanatik Trabzonsporlu köyü..
İçerik: Diyarbakır'ın Çınar İlçesi'ne bağlı 120 haneli Bağacık Köyü'nde yaşayanların tamamı Trabzonspor taraftarı. Yörede Trabzonspor'a olan hayranlıklarıyla bilinen Bağacık Köyü sakinlerinin bu sevgisi, Bordo Mavili takımın 1976-1977 futbol sezonunda şampiyon olmasıyla başladı. Trabzonspor taraftarı olan köylüler, bu sevgiyi çocuklarına da aşılayarak, köydeki taraftar sayısını her geçen gün artırıyor. Trabzonsporlu futbolcuların adını çocuklarına veren köylüler, bir araya geldiklerinde izledikleri maçın değerlendirmesini yapıyor. İlçede düzenlenen futbol turnuvalarına "Trabzonspor" adıyla katılan köydeki gençler, Bordo Mavili takıma olan hayranlıklarını her fırsatta dile getiriyor.
Bu haberin tarihi derinlikle yorumunu yapıp Trabzon ideologyası bağlamında değerlendirirsek:
Bu hayranlık köşede kalmışların başarmışlığının hayranlığıdır. Hala ülkemizde ezilenler, mağdurlar, baron tasallutuyla tutsaklaşmış kitleler, kendileri yine Trabzonspor tercümanımız olsun diye beklerken kapitalist Diyarbakırlı 2010-2011'de bu kaynaşmaya şike doğradı.. Düşünebiliyor musunuz çalınmamış bir şampiyonluğun o köye vereceği coşkuyu. Sevincin bazen sayıca olanı değil nitelik taşıyanı makbüldür. Oradaki sevinç belki de terörün yarattığı öfkenin izalesi anlamında bir işlev görecekti. Futbol bölücüleri ile diğer bölücüler, bırakmadı ki ülke kaynaşsın..