Trabzonsporlu Başkan


Futbol ateşinin yeniden parlamaya başladığı bugünlerde futbol siyaset bağlantısını irdeleyip Trabzon özelindeki gözlemlerimi paylaşmak istedim sizlerle.


Okuyucularımın senin siyasetle işin ne? Dediğini duyar gibiyim , ama siyaset kazanının bu denli hararetli kaynadığı bugünlerde kazanın altına iki odun da bizden dememek olmaz diye düşündüm.


Bir kez şuna kesinlikle inanıyorum ki; Trabzon’da spor ve siyaseti seviyeli kaplar esasına göre düzenleyemeyenler sükut-u hayale uğrarlar.


Mahalli seçimlere kısa bir süre kala anketler, yorumlar , duyumlar ardı  ardına geliyor. Kimilerinin adı tavşan atlet rolünde ortaya atılıyor, kimileri tabanda nabız yokluyor, kimileri benim tabanda zaten desteğim var deyip Ankara’da genel merkezler önünde çadır kurup referans arıyor.


Elbette herkesin  seçme ve seçilme  en doğal hakkı. Ancak dünyanın en karlı ticareti ‘birini kendi değeri üzerinden satın alıp , kendine biçtiği değer üzerinden satmakmış’. Onun içindir ki ¸tüm koltuk sevdalıları aradaki fiyat farkını ölçerek göreve talip olmalılar. Yoksa biriler  onların üzerinden çok kar ederler.


Yerel basında İlginç bir haber dikkatimi çekti. Başbakan’ın bizzat Trabzon’a özel yaptırdığı ankette AKP oyları hayal kırıklığı yaratmış.Elbette her fırsatta Trabzon’a özel önem verdiklerini söyleyenler için hoş bir durum değil.


En sade vatandaş da biliyor ki ; yapımı daha başlamadan 500 Milyon lira sadece istimlak bedeli için aktarılan çevre yolu, hakeza yine çok büyük paralara malolan Erdoğdu yolu, kentsel dönüşüm projeleri, rekreasyon alanları, sahil , Ayasofya düzenlemeleri, tarihi Ortahisar projesi gibi burada hepsini saymayı düşünmediğimiz, ancak varlığını inkar etmek nankörlüğünü de gösteremeyeceğimiz projeler.


Elbette Türkiye’nin en temiz şehir sıralamasındaki Trabzon’un yeri mevcut başkanın artıları. Trabzon gibi tarihi mazisi olan şehirlerde yapılan çalışmaların kısa vadede görüntüye yansıması da/yasal sıkıntılardan dolayı mümkün olmamaktadır.  Bu açıdan Trabzon belediye başkanını değerlendirirken  en az iki dönem üzerinden değerlendirmeli , inancındayım.


Fakat  başbakanın yaklaşımı aklıma bir Temel fıkrası getirdi.Temel bir ecnebi ile bir deniz kazasında ıssız bir adaya düşer.Nöbetleşe bir ağaca çıkıp ufku gözlemlemekteler.Zaman sonra Temel kadına göz koyar ve plan yapıp uygulamaya koyar. Ağaçtan aşağı bağırır


-Terbiyesizler biz bu durumda iken , siz nasıl böyle bir şeye kalkışırsınız? Utanmıyor musunuz?


Ecnebi bir şey anlamaz, Temel’e


-Yok öyle bir şey , der.


Nöbet sırası ecnebiye gelir, ağaca çıkar. Temel kadını yatırır, emeline ulaşacakken ; adam ağaçtan aşağı bağırır.


-Temel sen haklıymışsın , buradan gerçekten öyle görünüyor.


Fıkra belki gayrı ahlaki, Temel de bizim temsilcimiz, zekasına evet ama yaptıklarına HAYIR.


Ne alaka? Biz 2010-11 sezonundan beri tüm dünyanın gözü önünde , üstelik en etkili ve yetkili ağızların adaletten değil, güçlüden ve namussuzdan yana tavır aldığı bir süreç yaşıyoruz. Suçluyu kurtarma uğruna oluşturulan  Beşiktaş sabıkalısı paravan federasyonun yaptıkları ehl-i namus ehl-i vijdan herkesin yüreğini sızlatırken, asıl sızlaması gereken vijdanlar taş olup olaya müdahil olmadılar.


Bu süreçte münferit birkaç cılız sesin dışında kimse mağdurdan yana olmadı, olamadı. Hatta AKP Trabzon milletvekilleri bile ‘Patron korkusu’ ‘Parti disiplini’ adına seslerini çıkaramadılar.


Bu konuda benim gözümde AKP  böyle de diğerleri farklı mı?


-Asla! Gerek KILIÇDAROĞLU, gerek BAHÇELİ oy mu adalet mi ? tercihlerini nasıl kullandıklarını gösterdiler ki üstelik UEFA tahkim kurulunun kararını akabinde bile.


Herkes ortada gayr-i meşru bir çocuğu görüyor, ama bunun müsebbibi kimdir diye sormuyor.


Şimdi O belediye başkanı olacakmış, bu belediye olacakmış beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor.


Benim ilgilendiğim ve tüm TRABZON KAMUOYUNA çağrım;


Şimdi birlik olup A,  B, C  partisi gözetmeksizin herkesi kucaklayacak , temiz , dürüst, demokrat, milli ve manevi değerlere bağlı birinin çıkıp,  ben siyasete TRABZONSPOR adına soyunuyorum. Trabzonsporlulardan oy istiyorum diyen birinin çıkıp göreve talip olması.


Bu takımı uğruna şehit düşen kardeşlerimizin, bu henüz 6 yaşında ama ‘dayı bizim kupamız ne zaman gelecek diyen yeğenim Bora’nın, bu eşine –Aman eve haram lokma getirme diyen anne bacı ve babaların, Fenerli, GS’lı BJK’lı olup hamurlarında hamiyet kırıntısı olan tüm sporseverlerin, Trabzon’u bazı yöneticilerine rağmen Anadolu kaplanı sayan tüm Anadolu takımlarının vefakar, cefakar taraftarlarının ortak temennisidir.


Bu bir şehrin ; adaletsizliğe, hukuksuzluğa başkaldırışının sembolü olacaktır.


Ve inanıyorum ki en az ŞAMPİYONLUK KUPASI kadar anlamlı olacaktır.


Ve aynı zamanda bu şehrin ne kadar onurlu , ne kadar gururlu olduğunu, onuru gururu ile oynandığında başbakanın deyimiyle’ Trabzon’nun ne zaman güleceğini ne zaman gürleyeceğini’ dosta düşmana gösterme zamanıdır.


Bu ayrıca UEFA’ ya FİFA’ya adaletin sadece kendilerine özgü kavramlar olmadığını da göstermek için iyi bir de vesiledir. Adaleti hep elde aramaktansa FIRSAT AYAĞIMIZDA.


Tüm siyasilere KIRMIZI KART. Hedef BAĞIMSIZ BELEDİYE.ŞİMDİ ŞİMDİ TAM ZAMANI...