TRABZONSPORLU YILMAZ YILDIRIM; İZMİT



İzmit'ten çok değerli çocukluk arkadaşım Yılmaz Yıldırım aradı geçenlerde. Türkiye Danimarka maçında Onur'un kurtarışlarını ölü gibi anlatan spikere kafayı takmış. Gerçi spikerin o tavrı benim de dikkatimi çekti ama o derece takıntı yapmadım.

Yılmaz kardeşim spikerin ses tonundan, cümleleri sarf ediş şeklinden tam bir Trabzonspor düşmanı olduğu kanaatine varmış. Onur'un uzaklaştırdığı bir topta kısa vurmasından hareketle eleştiri dozunda bazı kelimeler kullanması arkadaşım Yılmaz'ın çok zoruna gitmiş.

Gurbette büyümek, orada iş yapmak memlekete olan hasreti azaltmıyor, bilakis insanı daha bir hassas hale getiriyor. Yılmaz Yıldırım'ın bu haysiyetsiz futbol ikliminde bunları hissetmesini hiç yadırgamıyorum. Hatta soyadını taşıyan malum zatın ve bir diğerine de isim olan soyadının bu denli antipatik hale gelmesinden de müteessir. Hatta imkanım olsa bu güzide soyadı nefret edilir bir hale getirenlerden şikayetçi bile olabilirim diyor.

Yılmaz, Trabzonspor'un başarılarıyla büyümüş, çocukluğunun renkli geçmesine büyük katkısı olmuş takımına son derece bağlı.
Bir önerisi daha var gurbetten. Hafta sonu oynanacak olan maçın sorunsuz geçmesini, maçın mutlaka tamamlanmasını istiyor. Taraftarlardan ricası provakasyonlara gelmemeleri, 90 dakikanın son düdüğüne kadar takımı pozitif bir destekle itmelerini istiyor.
Gurbette bizi sokağa dökecek bir de sonuç alırsak Kocaeli Üniversitesi'nin girişine koca bir bayrak asacağını da belirtiyor. Zira buralar bizden sorulur, bize Kocaeli de Trabzon demeyi de ihmal etmiyor.

Biz de kendisinin gurbet kokan ifadelerine katılıyor, takımımızın Fenerbahçe'yi yenerek göndermesini diliyoruz.
Akıllı, sağduyulu, maça odaklanarak gereksiz strese takımı sokmaz isek bu sefer çok rahatım diyen Yılmaz Yıldırım'a buradan güzel bir galibiyet sevinci göndeririz. Kendisinden çok oğlu Bahadır'a bu galibiyetin büyük bir moral olacağını da biliyor, Trabzon'dan İzmit'teki taraftarlara biz de sakiniz bu sefer kazanacağız, diyoruz.