TRABZONSPORLULUĞU BİLMEYEN TRABZONSPORLULAR!


Trabzonspor’un değil sahadaki takımı, kulübesindeki yedekler bile eksikti.
7 kişi bulunması gereken yedek kulübesinde sadece 3 futbolcusu vardı, Ersun Hoca’nın..

***

Bu şartlarda başlayan maçta Avni Aker’i  tıklım tıklım dolduran taraftarının coşkulu  havasına karşın Trabzonspor ürkekti ilk dakikalarda.
Henüz  6. dakikada  Henrique’nin şans golü Bordo-Mavilileri kendisine getirir gibi oldu.
Dakika 19’a kadar az da olsa  top tuttu pas yaptı.
Etkili olmaktan uzaktı ancak, bu şekilde gidebileceğimiz  yere kadar gidelim diye düşündük..
Çünkü 2. bir gol maçı hepten seyredilmez hale getirecekti.
Nitekim Higuain’in golü, filmi koparttı.
Ardından üçüncü.. Sonra dördüncü

***

İlk kez bir Trabzonspor maçında “Rezil olmasak” diye geçti içimden.
Turu, galibiyeti, beraberliği vazgeçtik, “Bari böyle bitse” dedik.
Ki bizler Trabzonspor deplasmanda Liverpool’a 3-0 yenildi diye  mahcubiyetten bir süre sokağa bile çıkmayan bir nesiliz..
Olmayan  futbolun analizi yapılamayacağına  göre şöyle diyelim..
Sakatların, cezalıların çokluğu  takımın  gücünü azaltabilir.
Teknik  direktörün  bu yüzden  eli kolu bağlanabilir.
Ancak,  Trabzonspor forması giyen bir oyuncu asla ve asla kaderine  razı,  teslimiyetçi  bir  tavır sergileyemez.
Değil 3-5,  10 tane de yese  hırsından, inancından, azminden bir  şey kaybedemez..
Çünkü o forma Bordo-Mavi’ye gönül veren insanların  kutsal bayrağıdır...
Ve hiç kimse o’na saygısızlık edemez..
İlk yarı 3-0 yenik bitti diye..
O muhteşem taraftar devre arasında stadyumu terk mi etti?
20. dakikada 2-0 olunca  maçtan mı çıktı?
O zaman sahadaki futbolcu da ona göre oynayacak.

***

Bu arada Yanal’ın Bosingwa’yı  Aykut’un yanına  stopere çekip Medjani’yi  de  önlerine alarak  defansın göbeğini güçlendirme düşüncesi,  aksine  Trabzonspor’un göbekten yıkılmasına yol açtı. Diyelim ve  eksikler  yüzünden dokunmak istemediğimiz Ersun Hoca’ya da ufak da olsa  bir gönderme yapalım!