TRABZONSPOR'UN BAŞARISI İÇİN..!
Açık ara transfer şampiyonu Trabzonspor. Bu rekoru da uzun yıllar Türkiye’de kolay kolay kimse kıramaz!
Tabii ki asıl mesele bu eylemin sahaya yansıması, tüm gaye şampiyonluğun sahada yaşanması...
İyi de nasıl olacak bu iş?
Öyle ya, o işler o kadar kolay olsaydı; çuvallar dolusu parası olan iş adamı istediği futbolcularla bir takım kurar ve de şikeye başvurmadan şampiyonluk yaşar.
Anlayacağınız, işin içinde tozu dumanı katmak da var, toz duman olmak da var.
Bu yazımızda başarı tahmin edilen süreden nasıl öne çekilebilir, Trabzonspor için neler yapmak gerekir, ona değinelim.
***
Daha önce de yazmıştık.
Uzmanlar, “Futbol seyircisini tribünlere çeken temel unsur; tuttuğu ekiplerin organizmalarında meydana getirdiği hormonal değişikliklerdir. Eğer tutulan ekibi oluşturan futbolcular, isimleri okunduğunda taraftara ‘güven duygusu’ oluşturuyorsa, organizmalarında keyif ve mutluluk hormonu Seratonin oranı yükseliyor”
Evet, sonuç taraftara yansımış gözüküyor; çoğunluk mutlu ve umutlu.
Forma satışlarında rekor kırıldı. Hedef 61 bin.
***
Takım sporlarında birbirinden farklı insanların tek bir bireymiş gibi davranıp oynayabilmesi için çok özel bir çabayı gerektirir. Değişik kültürlerden gelen farklı yapıda insanları ortak amaçlar doğrultusunda motive etmek hiç de kolay değildir.
O anlamda Halilhodzic’in işi pek de kolay olmayacak.
Buna bir de çıkarları uğruna yerli/yersiz, bilinçli/bilinçsiz eleştirmeyi alışkanlık haline getiren, eleştiri kültüründen beslenmeyi ilke, kişileri olumsuzluk haline sürüklemeyi prensip edinen kişilerin durumu eklenince/eklenirse..!
Ki Trabzonspor’un yıllardır en büyük sorunu budur!
***
Çoğu futbolsever, teknik direktörün teknik, taktik, fizik kondisyon yönünden futbolcuları iyi çalıştırıp, onları belirli bir form düzeyine getirdiği taktirde takımı şampiyon yapacağını sanır. Elbette bu varsayımda hakikat payı epey yüksektir.
Ancak..
Futbolun da bu noktada etten ve tırnaktan yaratılan insan tarafından oynandığını, futbolcunun engin-kırılgan, zihinsel ve ruhsal dünyası olduğunu unutmamak gerekir.
***
Futbolcu kendini mutlu hissederse başarılı olur.
Elin oğlu üşenmemiş araştırmış:
"Bir kimse için keyif olan, coşku kaynağı olan iş, diğer birisi için yorucu, bıktırıcı olabilir. Bu takdirde iş birisi için oyun, diğeri içinse mecburen yapılan çalışma olur... Bu durumda olan futbolcu yaşama sevincini yitirmeme adına, hayatın oyunsu boyutunu başka mekânlarda aramaya yönelir. Örneğin: Gece hayatına dalar, bilgisayar oyunlarına takılır. Açıkçası mental anlamda futboldan kopmaya başlar, onu yük olarak algılar."
***
Mutlu olmayan, bir başka ifadeyle sürekli eleştiri altında kalan kişilerde böbreküstü bezleri “Cortisol” adı verilen bir hormon salgılamaya başlar. Salgılanan bu hormon ilgili kişiyi mücadele etmemeye veya kaçmaya hazır hale getirir. Stres altında fazlalaşan bu hormon organizma proteinini tahrip eder; savunma sistemini zayıflattığı ilgili kişiyi halsiz bırakır. Uzun süre stres altında kalan kişilerde düşünme kapasitesi azalır; bloke olur. Hata payı yükselir.
***
Temennimiz Trabzonspor’un tozu dumanı katmasıdır. Başarıya giden yolda Trabzonspor’un hocasına ve oyuncularına yardımcı olmak gerekir.
Aksini düşünen Trabzonsporlular(!) için, Trabzonspor başarılı olacak diye “ödleri kopuyor” diyebiliriz!