TRABZON'UN TRAFİK SORUNU!
Baştan söyleyeyim olmaya da uzun yıllar devam edecek..
Çünkü bu sorunun çözümü noktasında ne zaman birileri öne çıksa, ne zaman birileri kuralları uygulamaya kalksa, ne zaman somut çözümler atılsa her defasında engellemeler oluyor..
Şehirdeki bir güç bu sorunla yaşamamızı istiyor adeta..
Oysa trafik sorunu Trabzon’un çözmeyeceği bir konumda değil aslında.
Peki bu durumdan kim memnun olabilir ki?
Yayalardaki sürücüler bile aynı dertten muzdarip değil mi? Kaldırımlarda bazen yürüyecek yol bulamıyoruz, araçları park edecek alan yok, mecburen herkes kafasına göre takılıyor..
Hal böyle olunca da beş dakikada gideceğimiz yere bazen yarım saatte ulaşıyoruz.
Ağlamaya sızlamaya gerek yok biz, istedik bunu biz yaşıyoruz!
Şehir içi ulaşım ve ilçelere olan hatta başka alternatif taşımacılık olmadığından bu düzenin içinde çözüm aramaktan başka çaremiz yok!
Yani hepimiz dolmuşlara, otobüslere ve taksilere mahkumuz!
Ya da kendi aracımıza!
Denizden gidemiyorsak, raylı sistem de yoksa yapacak bir şey yok!
Hepsini bir kenara koyalım hiçbirimizin kurallara uyma gibi derdi de yok.
Trafik polisi görünce emniyet kemeri takan, polis gidince çıkaran bir anlayışa sahibiz. Varın gerisini siz düşünün..
Bazı mahallerde araçlar öylesine saçma sapan park ediyor ki Allah korusun mahallede yangın çıksa itfaiyenin mahalleye girmesi için araçları tek tek ezmesi gerek!
Trafik sorunu bir masa olarak düşünürsek en temel ayağı olan biz vatandaşlar üzerimize düşeni yapıp kurallara adam gibi uysak, çözümü daha rahat olacak ama biz bunu yapmıyoruz..
**
TURGAY ÖZKAN’IN SUÇU NE?
Trafik sorununa değinmişken Trabzon Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube Müdürü Turgay Özkan’ın bu görevden alınıp Bölge Trafiğe verilmesi noktasında da birkaç şey yazmak isterim..
Bir kere şunu belirtmek isterim ki Trabzon’da görevini hakkıyla yapmak ve başarılı olmak neredeyse artık suç sayılmaya başladı.
Çok orta yerde olmazsan, kafanı kuma gömersen, etliye sütlüye dokunmazsan senden iyisi olmaz.
Yok eğer öne çıkar, mesleğinin hakkını vermeye çalışırsan işte o zaman yandın demek!
Turgay müdür şehrin trafik sorununun çözüm noktasında samimi gayret gösteriyordu.
Her kesimle diyaloglar kurarak çare arıyordu ama taviz verip herkese şirin gözükme derdi de yoktu..
Bütün bunları yaparken de kuralları uyguluyordu!
İşte o kuralları uygulaması birilerinin işine gelmedi anlaşılan..
Telsizi elinden düşmeyen, gece yarılarında bile evinden şehrin trafik akışını takip eden, personeli ile güzel ilişkiler kuran bir müdüre “dur” dendi.
Ne adına, kimin faydasına!
Bir tarafta şehrin ivedilikle çözüm bekleyen trafik soruna karşı çaresiz kalıp mücadele kararı alacağız, diğer tarafta da bu soruna çözüm bulmaya çalışıp işini yapmaya çalışanlara “otur oturduğun yerde” diyeceğiz?
Ha bu arada haseti, kıskançlığı, menfaatçiliği ve ikiyüzlülüğü meslek haline getirenlere bir çift sözüm var
Etme bulma dünyasında bir gün gelir sizi de ekerler biçerler, unutmayın!