TRİBÜN

FUTBOL GERÇEKTEN HATALAR OYUNU

Yeni bir sezon, yeni bir heyecan dalgası başladı. Tabii ki futbolumuz için bir mucize beklemiyoruz ama en azından geçen sezonlardan daha kaliteli bir oyunun oynanmasının yanında, tribün terörünün olmadığı ve hakemlerin de takımları katletmediği bir dönemin yaşanması temennimiz. Bu da mümkün gözükmüyor ya…

Trabzonspor sezonun ilk maçında kupa ve süper kupa şampiyonu Atiker Konyaspor’u ağırlarken, gündüz şehir tam bir bordo-Mavi insan selini yaşadı. Lisanslı ürün satan mağazalar taraftarlarca dolduruldu… Bilet kuyrukları oluştu. Bu da başlangıç açısından önemliydi. En azından ilk maçta tribün coşkusu, kentin dinamizmini arkasına alacak bir Trabzonspor söz konusuydu. Maçta rakip takımın teknik direktörlüğünü Trabzonlu Mustafa Reşit Akçay’ın yapması da kenar yönetimi rekabeti açısından önemliydi.

ÖN LİBERO OKAY’IN HATASINI YAPMAZ

TFF’nin 21 oyuncuyu kadroya alması kararı en çok altyapı oyuncularına yaramıştı. Dün akşam kulübede çok sayıda altyapı oyuncusu yer aldı. Bu da en azından tribün futbolcusu olma özelliklerini belli oranda ortadan kaldırdı. Ersun Yanal, yeni transfer Burak Yılmaz’ı oynatırken, N’doye ve Rodallega’yı kulübeye çekmesi, “Ben bu isimlere güvenmiyorum” anlamına geliyordu kuşkusuz… Yeni transferlerden bir de Bongonda ve Kuçka sahadaydı. İlk maçında ne verecek, ne vermeyecek merak ediliyordu.

Trabzonspor oyuna coşkulu başladı ama henüz 2’nci dakikada bir ön liberonun hiç yapmaması gereken hatayı Okay Yokuşlu yaptı ve yan pas yaparken ceza yayı üzerinde topu Fofana’yıa kaptırdı. Bu oyuncunun da golü atması zor olmadı. Golden sonra bir ara kaos futbolu vardı Trabzonspor açısından… Belli ki abandone olmuştu. Fakat 10’ncu dakikada Mas’ın güzel ortasına Burak Yılmaz iki kişi üzerinden vurduğu nefis kafa golüyle birlikte Bordo-mavililer kendine geldi.

TEK KALE OYNANDI AMA POZİSYON ZENGİNLİĞİ YOKTU            

Bordo-Mavililer adeta tek kale oynamaya başladı. Ancak bu atak ve etkili futbol pozisyon üretmekten uzaktı. Yani çok da bir bilince dayalı değildi. Hırs, istek, arzu ve rakibe kurulan baskının sonucu, oyun Konyaspor yarı alanında oynandı. Fakat bu arada gereksiz kaptırılan toplarla zaman zaman Trabzonspor taraftarlarının yürekleri ağızlarına geldi. İlk yarının sonlarına doğru baskı pozisyonlar da üretmeye başladı. Yusuf’un enfes topuna Burak etkili vurabilse gol içten bile değildi. Sonra Bongonda çok net bir pozisyonu kaçırmaktan geri durmadı. Bu yarıda bireysel olarak Olcay ve Kucka beklentilerin altında kaldı diyebiliriz. Oysa bu iki isimden çok şey bekleniyordu.

İkinci yarı iki takım da oyun disiplininden kopmuş bir görüntü verdi. Bunun sonucunda da 47’nci dakikada Bongonda önemli bir pozisyonu harcarken, 57’nci dakikada bu kez Ömer Ali Şahin’en benzer bir pozisyondan yararlanamadı. 61’nci dakikada  Bero, 67’de Fofana mutlak pozisyonları harcadılar. Top iki kale arasında gidip gelirken, bunda kaliteli oyundan daha çok iki takımın da sahada yerleşme hatasından ya da yapılan hatalardan kaynaklıydı. Fofana’nın vuruşunda kale içinde Kucka’nın topu çıkarması kaderin döndüğü andı. Zaten bu futbolcunun 90 dakikada yaptığı tek hareket buydu.

Ve Burak Yılmaz’ın kaleciyle karşı karşıya kaçırdığı pozisyon taraftara saç baş yoldururken, 90+2’nci dakikada Konyaspor savunmasında iki oyuncunun ıskaladığı topu Burak Yılmaz’ın affetmemesi sonucu belirledi. Bu pozisyonda ortayı yapan Olcay Şahan’ın bir başka etkili atakta yer aldığını söylemek mümkün değildi. Sonuçta Trabzonspor kazandı. Futbol hatalar oyunuydu ve daha çok hata yapan kaybetti. Bir de Bordo-Mavili forma altında krallık koltuğuna oturan Burak Yılmaz’on dönüşü vardı.

Kutlanması gereken de buydu!