TURİZM DİYE DİYE!
Şimdilerde ise turizmin sadece otel yatırımı olmadığını;
“Turizmin çeşitlendirilmesi” gerektiği ve “Katma değer yaratması”nı da istiyor.
Geçen hafta bir turizm çeşidi olarak ekoturizmi Yar. Doç Coşkun Erüz’ün anlatımı ile yazdım. Bu hafta konumuz yüksek katma değerli bir başka turim çeşidi sağlık turizmi; konuğum Trabzon İpekyolu Sağlık Turizmi Derneği (TRİSAT) Başkanı Prof. Dr. Ahmet Kalaycıoğlu olacak.
Hocaya, daha düne kadar parası olanların sağlığı için yurt dışına gittiğini, ülkemizde ve özelde Trabzon’da da çok şeyin değiştiğini sayıp döktüm. Sağlık turizminin dünyanın gündeminde olduğunu, uğruna büyük paralar harcandığını anımsatıp sözü hocaya bıraktım.
Hoca rahmetli Özal’ı kalp ameliyatı için ABD’ye, Huston’a gittiğini anımsatarak, sağlık için biz de olduğu gibi, dünyada paralı insanları İngiltere’ye, taa Amerika’ya kadar gittiklerini, sağlık için yapılan bu seyahatlere verilen ada sağlık turizmi dendiği ile başladığı sözünü şöyle sürdürdü.
Trabzon sahip olduğu değerlerle bu büyük pastadan pay almaya hakkı var. Bunu dünyaya anlatacağız. Trabzon’da turizmin çeşitlendirilmesi, yüksek katma değer yaratması için “Trabzon İpekyolu Sağlık Turizmi Derneği” (TRİSAT’ı) bu amaca hizmet için kurduk.
Rekabet sözü daha ağzımdan çıkmadan, elbette sektörde rekabet de çok fazla. Rekabetin tek bir göstergesi vardır: İhracat. Trabzon dışarıya ne kadar çok mal ya da hizmeti satabiliyor. Para kazanabiliyor mu? Gerisi boş laftır. Rekabet avantajının elde edilmesi ise düşük maliyet, kaliteli ürün; sağlık turizmi için ise hizmetin üretilmesi ve sunulması demektir.
Hizmeti sordum Hocaya: Trabzon’da sorunlu bir alan olduğunu anımsattım. Sarp kapının 1980’de açılmasından sonra Trabzon’un dünya krizinden etkilenmediğini, sonra işi hizmet yetersizliklerimiz, hatalı, yanlış davranışlar nedeniyle kaçırdığımızı anlattım.
Doğrudur, dedi. Şimdilerde bir Arap turist bolluğu var. Kötü muamele çok erken yayılır. Dolmuş şoförü de, oteller de hepimiz sorumlu davranmalıyız.
Prof Dr Ahmet Kalaycıoğlu ile tanışıklığımız eskidir. Rekabette; verimlilik ve inovasyon vazgeçilmez hatırlatmasını yaptım.
TRİSAT başkanının yanıtı net oldu.
Bu nedenle Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı’nın yerel kurumunu ziyaret ettiklerini anlattı. Başarının takım çalışmasından geçtiğini anımsattı.
TRİSAT Başkanına Trabzon’un küçük olsun benim olsun, ortak atın beli kırık olur, yani ortak işlere çok önyargılı yaklaştığını anımsattı.
Önce Trabzon’da paydaşlarımızla bir stratejik plan yapacağız. Trabzon’u dünyaya nasıl anlatacağımıza dair bir yol haritası ve önceliklerimizi saptayacağız. Bu konuda hazırlıklarımıza başladık.
Dünyada silah sanayisinden sonra büyük paraların döndüğü sektörden pay almanın yolu olarak kümelenme çalışmalarını gördüklerini, çözümün birlikten, bilgiden, satıştan geçeceğinin farkında hoca. Bunu ekonominin üç temel aktörü (Kamu, Özel ve Sivil Sektör) kuruluşları ile başaracaklarını coşkulu anlattı.