Hep ‘Turizm, turizm, turizm’ diye söyler dururuz.
‘Altın yumurtlayan tavuk’ deriz.
Trabzon için çok ama çok önemli diye haykırırız!
Bu kadar turist geldi, bu kadar turist gitti diye övünürüz!..
Siyasetçisinden, devlet erkanına, sivil toplum örgütlerinden, yerel yöneticilerine kadar hep konuşuruz..
‘Turizm şehri Trabzon’ deriz..
İyi güzelde biz turizmin gelişmesi için neler yapıyoruz?
Yoksa bir şey yapmadan mı tavuk altın yumurtluyor!
Şunu iyi bilelim..
Turizm insanların önce beyninde gelişir!.
Trabzon gelişen turizme rağmen sınıfta kalmaktadır!..
Hakkını verememektedir..
Allah aşkına bu şehirde gözle görünür, içine girilir, bu şehri en iyi şekilde tanıtan resim, yazı, makalelerin bulunduğu, alınabildiği, şehrin güzelliklerini, şehrin tarihi yerlerini anlatan katalogların bulunduğu, tarihin derinliklerinden bugüne şehrin kartpostallarının bulunduğu açıkçası bu şehrin tarihi misyonunun tanıtımını yapacak, turistleri insanları karşılayacak, konuk edecek iyi derecede yabancı dil bilen rehberlerinin de bulunduğu bir turizm information bürosu var mıdır!
Çünkü eğer ‘Biz turizm şehriyiz’ diye övünüyorsanız olmazsa olmaz budur!
Varsa nerededir!
Nümunelik olabilir!
Varsa yerini biri söylesin!
Var mı bu şehrin merkezinde adam akıllı hizmet veren bir turizm information bürosu!.
Vallahi ben göremiyorum!.
Sevgili okurlar..
Gidip görenler çok iyi bilir.
Birçok Avrupa ülkesine gidip gördüğümüz için yazıyorum..
Bakın dünyanın en önemli özelliklede turizme endeksli marka şehirlerinin merkezlerinin en can alıcı, en iyi noktalarında mutlaka ama mutlaka o şehrin en iyi şekilde tanıtımını yapacak, insanları bilgilendirecek ‘Turizm information’ büroları vardır.
Hem de en ihtişamlı, en donanımlı bir şekilde!
Çünkü o şehirlerin tanıtımı için ilk ayna görevini o bürolar görür..
O nedenle bakın bakalım Trabzon’umuzda bulabilir misiniz!
Bu şehrin merkezine gelen yerli veya yabancı bir turistin bu şehir ve gezilecek yerleri hakkında bilgi alması, dinlenmesi, bir bardak su, çay içebilmesi için kendisine sözlü ve yazılı olarak yardımcı olunacak tek bir yer var mı?
Yok!..
Yalandan turizm masalı anlatmayalım!.
Allah’ın bize bahşettiği güzellikleri, tarihi yerleri kullanıyoruz o kadar!
Allah aşkına bu şehrin tarihi misyonunu anlatan, tarihi derinliklerini gösteren, ‘İşte bir zamanlar Trabzon’ dedirten kartpostal resmi, hediyelik eşyası ve en güzel şekilde hazırlanmış kaç tane dergisi bulunur, satılır bu şehrin merkezinde diye merak ediyorum!..
Yok!..
Ondan sonra da turizm patlayacak!
Kendiliğinden patlıyor o kadar!
Sadece otel yapmakla turizmi geliştireceklerini sananlar, turizmin öncelikle insanların zihinlerinde gelişeceğini çok iyi hesap etmelidirler.
Bakın uzun yıllardır Almanya’nın Köln şehrine gidip gelen biriyim.
Tarihi kültürel derinlikleri olan her yıl milyonun üzerinde turistin gidip gördüğü, ziyaret ettiği dünyanın en büyük kilisesinin de (DOM) bulunduğu Köln şehrinin en can alıcı, en önemli merkezinde en geniş şekilde Turizm information bürosu vardır.
Köln ile sadece bugün için değil tarihi derinlikleriyle ilgili bilgi almak isterseniz oturup en ayrıntılı bir şekilde oranın dökümanlarına sahip olursunuz. İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Çince, Japonca size dinletiler yapılır...
O büronun kenarında Köln’ün bütün acılarını da yansıtan 2. Dünya Savaşı’nda nasıl yerle bir edildiğini gösteren siyah beyaz kartpostalları dahi satılır. İnanılmaz bir şekilde Köln’ü anlatan bardağından, saatine, gömleğine, tişörtüne kadar hepsini bulursunuz.
Şehrin sembolü olan yerlerin minyatür hediyelik eşya reyonlarını karşınızda bulursunuz!
Köln’e gelen bir yabancı turist şehrin tam merkezinde o şehir ile ilgili alabileceği her türlü bilgiyi ve hediyelik eşyayı alır!
Uzun lafın kısası!.
Turizm lafla olmuyor!.
Turizm sadece otel değildir.
Otel en son halkadır.
Tanıtım, karşılama, ağırlama ve konaklama peş peşe gelir!.
Biz ne yazıkki uzun yıllar bu şehrin güzelliklerini pazarlayamadık.
Her şey kendiliğinden gelişti o kadar.
Son yıllarda biraz ilerleme var. Ama ne yazık ki dünya turizm şehri gerçeklerinin çok ama çok uzağında kalıyor.
Son olarak Sayın Bakan Erdoğan Bayraktar’ın da el atması ile Trabzon’un turizmde can damarı olan Uzungöl’ün Uzungöl olmaya başladığını söyleyebiliriz. Son derece modern çöp arabaları, hizmet veren insanların tek tip kıyafetleri, tanıtım levhalarındaki yabancı turistlere yönelik mesajları, yaylalara bağlantı için teleferik yapılması için hazırlığı ve çarpık yapılaşmaya dur diyen yasalarla önemli adımlar atıldı.. Sayın Vali’nin tarihi konaklara el atması, yaylalara özen göstermesi de dikkat çekici tabi ki.
Gelin Meryem Ana Sümela Manastırı’na uzun yılardır bir tadilat bitmedi gitti. Tam anlamı ile komedi yaşanıyor. Böylesine turizm merkezi inşaat merkezi olmaya devam ediyor. Bir düşünün buraların bir Alman’ın, bir Fransız’ın, bir Yunan’ın elinde olduğunu bir ayda bitirirler!.
Ama bizde yok!..
Gelmek istediğim nokta turizm sadece lafla olmuyor. Turizm sadece otel yapmakla da olmuyor..
Turizm zihinde başlar!..
Koskoca Trabzon şehrinin merkezinde gözle görünür, elle tutulur bir turizm information bürosu yok. Koskoca Trabzon şehrinin merkezinde bu şehre gelecek yerli yabancı turistlerin sahip olacakları para ile bile alabilecekleri bu şehrin geçmişten bugüne bir fotoğraf kartpostalları yok!..
Sonra da konuşuyoruz!..