Türkiye akletmeye muhtaç!



Gererek, gerginlik yaratarak, karşıt gruplar icat ederek kendi varlığını bununla tahkim etmek, ne insani bir tavır ne de İslami bir yaklaşım olur.

Bahaneler üreterk bireysel hataları örtmek adına bir yerlere bunu fatura etmek de yine ne ahlaki ne de dini bir tutum olur. Şayet devleti kendi dünya görüşlerine ram etmek için ele geçirenler söz konuysa bu yeni bir konu olmasa gerek. Bunu bertaraf etmek için belgeleriyle muhalifleri ikna etmek gerekir. Kısaca kelime-i habise yerine kelime-i tayyibeyi tercih etmeliyiz.

Bakınız güzel söz hususunda Kuran-i Kerim'de İbrahim Suresi'nin 24'üncü ve 26'ncı ayetleri ruhları sonsuz nimetle doyuracak ilahi mesaja sahiptir.

 “Güzel bir söz, kökü (toprakta) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaç gibidir.”*İbrahim Suresi 24. Ayet..
“Kötü bir sözün misali, gövdesi yerden koparılmış (o yüzden de) ayakta duramayan, imkanı olmayan kötü bir ağaç gibidir.” **İbrahim Suresi 26. Ayet..

İbrahim Suresi’ndeki numaralarını verdiğim bu ayetleri okuyup da insanlaşmaya başlamamak köklü olma yerine köksüz davranma konusundaki bir tercihi benimsemek anlamına gelir.

Bakınız sevgili dostlar, bir insanı koruyacağız diye içimizdeki insanlığı kovamayız. Güzel söz söylemeyi unutmuş, bir kesime nefret dili kullanıp sitresini atmayı kabullenmeyle bile sinirlerini teskin edemediğimiz her kimse, şu yukarıdaki ayetleri idrak edecek sıklıkta okuyup okuyup düşünmelidir.

Toplum çalışkan insanları sever. Değer üretip milletin gelişmesine katkı veren her insanı da benimser, bağrına basar. Fakat toplum; paylaştıranı, ayrıştıranı, etnisite ve mezhep labirentleri çıkmazına sürükleyen anlayışı ise metruk bulur, kelime-i habis algısında anlamlandırır.

Yazımın adresi yoktur ama kendisini adres görenler nasiplenebilir. Bana da burada ihsan var diyenler şu Ramazan ayının bereketinden faydalanan müminler gibi belirtiğim fikirler ve özellikle verdiğim ayetler üzerinde akletsin. Türkiyenin akletmeye çok ihtiyacı var..