‘milli’ duygular üzerine yapılan analizlere çok önem vermek gerektiğini düşünüyorum..
Çünkü son yazılarımda sürekli dile getirdim.
Türkiye’nin üzerine açık bir oyun oynandığı tescillenmiştir.
Bütün planın arkasında ABD’nin olduğu apaçık ortada..
Çünkü oyunu çok iyi gören Türkiye’nin ortaya koyduğu irade karşısında artık sözü dinlenir, talimat verebilir bir ABD yok!
O nedenle Türkiye kıskaç altına alınmak istenmektedir..
‘15 Temmuz darbe girişimi olmadı, teröre devam’ diyen bir ABD-Batı zihniyetinden şüphe duyan kimse var mı?
Dün yazdım..
Bu noktada çok önemli gördüğüm bir analizi yine sizlerle paylaşmak istiyorum..
“FETÖ-PKK-IŞİD... CIA’nın terör tripodu nasıl kuruldu?” deniyor..
İşte soru bu..
Diyor ki..
***
ABD’NİN OĞLANLARI!
Deli meli ama adam koskoca ABD Başkan Adayı...
“IŞİD’i” dedi “Obama kurdu.”
Libya’yı Hillary vurdu.
Suriye’yi ABD-İsrail-Suudi koalisyonu bozdu.
PKK ve FETÖ daha eski.
ABD’nin “oğlanları” kurdu.
Aşağı yukarı 1952’den itibaren ilmek ilmek işlendiler. NATO’nun gizli hükümetleri ‘gerici’ ve ‘bölücü’yü Osmanlı dönemindeki İngiliz birikiminden miras devraldı.
PKK özellikle 1980 darbesinin ürünü.
Dışta BOP’a hazırlık..
Kürt devletinin yapı taşları 12 Eylül’ün generalleri tarafından döşendi.
PKK, Diyarbakır Cezaevi’nde kuruldu asıl!
15 Temmuz FETÖ cunta girişimi de aynı soydan geliyor.
TSK’nın içeriden nasıl çökertildiğinin şovuydu.
FETÖ’cüler iktidarı ele geçirmek istiyordu ama sahipleri darbe ile yönetimi devirmekten çok TSK’yı çökertmeyi ve nihai olarak tarihten silinen bir Atatürk Türkiye’si ile birlikte ‘Büyük Kürdistan’ı hedefliyordu.
Ondan geri kalanında ise Suudi Katar misali uydu bir ortaçağ ülkesi istiyorlardı.
Bunu yapamadılar ama TSK’yı büyük bir zaafiyete uğrattılar.
14-15 Temmuz’da sessizliğe bürünen PKK, başarısız darbe girişimi sonrası tüm kötülüğüyle saldırıya geçti. Sınırlardan kolayca girmeye ve içeride de hareket serbestisi kazanmaya başladılar.
5 yaşındaki küçük adaşım Hüseyin’in cansız bedeni PKK ve onun sahibi CIA’nın mutluluğu oldu!
Cemil Bayık denen hain ne dedi bir hafta önce hatırlayın: “Metropolleri de hedef alacağız.”
ABD’nin Suriye’deki piyadesi PKK-PYD terör örgütü, adeta başarısız darbenin intikamını alırcasına saldırıya geçti. Rusya, Suriye ve İran ile yakınlaşmanın faturasını kesmeye başladı.
Zaten yakalanan FETÖ hainlerinin ifadelerinde de G. Doğu’da FETÖ-PKK ilişkilerinin ipuçları çıkmaya başladı.
Daha yedekte bunlardan da acımasız IŞİD var.
15 Temmuz sayesinde ABD - PKK Menbiç’i sorunsuz ele geçirdi.
Kürt koridoru projesi ilerliyor.
Ancak Türkiye’nin Rusya, Suriye ve İran ile sağlam bir ittifak kurması ve buna Bağdat’ı da katması bu oyunu bozar.
İşte Batı emperyalizmi bunun için Türkiye’yi terör kıskacına alıp yıldırmaya çalışıyor. (1)
***
UĞUR MUMCU NE DEMİŞTİ..
Bakın Uğur Mumcu bu ülkenin en önemli araştırmacı gazeteciydi..
Hainler tarafından öldürülmüştü. Ama yazıları, fikirleri öylesine yaşamaya devam ediyor ki bugünlerde daha da büyük önem arz ediyor..
7 Ekim 1992 günkü yazısında Emperyalizmin Osmanlı Devleti’ni tasfiye etmesinden sonra, Türkiye Cumhuriyeti ve Ortadoğu üzerindeki hesaplarını şöyle tahlil ediyordu..
“... Musul ve Kerkük petrolleri üzerindeki pazarlıklar, Lozan Konferansı’nda yapılmıştı. İsmet Paşa, tartışmalar sırasında Musul konusunda plebisit yapılmasını önermiş; bu öneri, Lord Curzon tarafından ‘Kürtlerin plebisitin anlamını bile bilmedikleri’ ileri sürülerek reddedilmişti. Lozan Anlaşması, Musul sorununu çözememiş, çözümü Cemiyet-i Akvam’a bırakmıştı. Cemiyet-i Akvam, Macar, Belçika ve İsveç temsilcilerinden kurulu bir komisyonu görevlendirdi: Komisyon, 16 Ocak 1924 günü kararını verdi. 1928 yılında bitecek, İngiliz mandasının uzatılması ve Kürtlere özerklik verilmesi...”
“... O günlerde Nasturi Ayaklanması başlamıştı: 12 Eylül 1924 günü başlayan bu ayaklanma, aynı ayın 28’inde bastırıldı. Komisyon kararını 16 Ocak 1925 günü vermişti. Şeyh Sait Ayaklanması 13 Şubat 1925 günü başladı. Şeyh Sait Ayaklanması’nı, 9 Ağustos 1925 günü Raçkotan Ayaklanması, bu ayaklanmayı 16 Mayıs 1926 günü 1. Ağrı Ayaklanması izledi. Türkiye bu ayaklanmaları bastırdı, ancak Musul’dan vazgeçmek zorunda kaldı. 5 Haziran 1926 tarihli anlaşma ile Musul petrolleri, İngilizlere terk edildi...”
“... Körfez Savaşı sonrasında, Kuzey Irak’ta Amerikalılar ve öteki Batılı devletlerin destekleri ile oluşan Kürt devleti, Batılı petrol şirketlerine Musul ve Kerkük petrollerini açacak. Bütün amaç bu değil miydi?”
Mumcu, tespitlerinde bilimseldi ve haklı çıktı.
Ve haklılığı bugün de devam ediyor..
KİMSE GÖZÜMÜZÜN
YAŞINA BAKMAZ
O nedenle ayrısı gayrısı olmadan iktidarı ve muhalefeti ile milli politikalarda tek yürek olunması kaçınılmazdır..
Çünkü Türkiye hedef ülkedir..
Asker, polis, savcı, istihbarat yani kısaca güvenlik birimlerimizin son 64 yıldır girilen o çıkmaz sokaktan bir an önce kurtulması ve Mustafa Kemal’in o sarsılmaz iradesine sahip çıkması şarttır.
Özellikle de istihbarat denilen iş ithalatla olmaz, tamamen yerli ve gizli olmalıdır.
Kozmik oda denilen NATO bilgileri varsın Pentagon’a sakız olsun ki zaten oldu, tüm her şeye bir anlamda sıfırdan başlayıp, bağımlılık değil fakat işbirliğiyle bölgeden düşmanın kovulması için ne gerekiyorsa yapılmalı.
Ancak bunun için Soros kurumları, Amerikan oğlanlarının değil, bu milletin öz evlatlarının fikirlerine başvurulmalı.
Hilmi Özkök, Necdet Özel ve diğerleri de tarih önünde çıkıp hesap vermelidir.
FETÖ ve benzeri yapılar ile bölücülüğün de devlet mekanizmasından zerreleri kalmadan acilen çıkarılması ve tek ölçünün başarı ve liyakat olması kesin şart.
Aksi halde dağılır, parçalanır gideriz. Kimse bizim gözümüzün yaşına da bakmaz.
Tıpkı 5 yaşındaki Hüseyinciğin parçalanmış bedenini umursamadıkları gibi!