Ubuntu!
Oysa ubuntu yaparak meyveleri hepimiz yedik. Sonra antropoloğa ubuntunun anlamını açıklarlar.
Ubuntu: “Ben, biz olduğumuz zaman 'ben'imdir'...”
Trabzonspor çok zor günler geçiriyor. Rahmetli babam Ömer Güner yazılarında çok keskin olmamış, eleştirilerini kırmadan dökmeden yapmaya çalışmıştı. Bir önceki yazımda Şota'ya destek verilmesini dile getirmiştim. Mesele sadece Şota'ya git, bırak demek değildir. Yıllar o kadar çabuk geçiyor ki inanın şampiyon olmayalı kaç yıl oldu karıştırıyorum. Her yıl yeni bir değişim. Yeni bir kadro. Harcanan onca paralar. Her yeni başkan olaya kendi açısından bakmış, güvendiği teknik adamı görev verip yeni transferler yaparak Trabzonspor'u öyle bir duruma getirmişler ki, Trabzonspor tam borç batağına saplanmıştır. Hani bir atasözü var. Dere geçerken at değiştirilmez. Son üç maçtır yerlerde sürünen bu takım, ligin ilk üç haftasında bütün Trabzonsporlu taraftarın övgüsünü de alabilmiştir. Son üç karşılaşmada bütün oyuncuların sahadaki perforsmanları en dibe vurmuştur. Şu an Trabzonsporlu oyuncular, teknik adama ve kongre ile kulübün yönetimini kazanan ekibe tam da destek zamanıdır. Hesap yeri kongre salonudur.
Biz olmak zorundayız, hepimiz. Eleştirmek dünyanın en kolay işidir. Trabzonspor son üç maçta hakemler tarafından doğranmıştır. Bütün bunları etraflıca düşündüğünüzde birilerinin Trabzonspor'a nasıl bir planlar içinde olduğunu görmezden gelmeyip, görmeliyiz.
Trabzonspor'un tam da ubuntu'ya ihtiyaç duyduğu şu günlerde akılcı düşünmek zorundayız. Milli maç için verilen ara Trabzonspor'a takım oyununu sahaya tekrar yansıtabileceği bir zaman dilimi olacaktır. BİZ olmak zamanıdır gerçek dostlar BİZ...