Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile makamında sohbetimiz sırasında 1970’li yıllarda bugünkü Akçaabat Söğütlü Hilton Otel’in bulunduğu yerde, yıllarca duran ABD’lilere ait ambulans uçak konu oldu.
Uraloğlu, uçağın içerisine o yıllarda girdiğini, pilot kabini dahil incelediğini ve boşta bulunan bir cıvatayı aldığından bahsetti.
Bakan Uraloğlu, “O uçak oraya düştü mü, nasıl geldi biliyor musun” diye sordu.
Uçağın hikayesi ise bayağı ilginçti.
Trabzon’un ünlü doktorlarından İlhan Kazancıoğlu’nun oğlu balkondan düşüyor.
O yıllarda Ankara’ya bağlı içinde kanser tetkik ünitesi dahi bulunan Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi çocuğun derhal Ankara’ya gönderilmesini söylüyor.
Boztepe‘de bulunan NATO üssüne çıkan Dr. Kazancıoğlu, orada görevli paşadan ambulans uçak talep ediyor.
Uçak Ankara’dan kalkıyor ve 1950’li yıllarda yapılan Trabzon Havalimanı pisti iniş için o uçağa kısa geliyor. Ambulans uçak tarlaya saplanıyor.
Çocuk Ankara’ya karayoluyla ambulanstan gönderilirken ABD’liler uçağın içerisindeki motorları söküp alıyor. Uçak ise Kızılay’a bağışlanıyor.
Kızılay bu uçağı ihaleye çıkarıyor ve şehrin zenginlerinden Nazım Ofluoğlu’nun damadı ve mali müşaviri Salim Sürmen, ihaleye girerek ambulans uçağı satın alıyor.
Bugün Söğütlü’deki otelin bulunduğu alana üç parça halinde vinçlerle taşınıyor.
Nazım Ofluoğlu bu uçağı tavuk kümesine çeviriyor, yıllarca bu şekilde kullanıldıktan sonra uçak parçalanıyor ve MKE’ye satılıyor.
Konuyu anlattıktan sonra Bakan Uraloğlu, “Uçaklara olan ilgim demek o günden başladı. Bugün de Ulaştırma ve Altyapı Bakanı oldum. Kadere bakın” dedi.
Ben de kendisine; “Kimin ne olacağına yüce Mevla karar verir, siz de bugün bu görevi layıkıyla yapıyorsunuz sizi bir kez daha kutluyorum” dedim.