UYUŞTURUCU BATAKLIĞINA SU TAŞIYANLAR! (1)
Ancak her iki halde de gençlik enerjisini kendine göre doğru olduğunu düşündüğü ve savunduğu bir alanda harcıyordu.
1980 talihsiz darbesini ve devamındaki gelişmeleri programlayan “toplum mühendisleri” gençliğe yeni bir rol tayin etmişlerdi. Bunun adı ‘sev gençlikti’. Yani gençler düşünmeyecek, düşüncelerini ifade etmek için enerji harcamayacak, ülke meselelerine kafa yormayacak, kitap okumayacak sadece içki alemlerinde, loş ışıkların altında, kızlı-erkekli alem yapacaklardı.
Onların yerine bu haksız darbeyi planlayıp uygulayanlar ile görevlendirdikleri yöneticiler düşünüp her şeyi sihirli bir değnekle halledeceklerdi!
Ülkeyi yönetenler her şeyi düzeltip halledemedikleri gibi toplumsal ayrışmanın temelini atacak bir çok yanlış uygulamalara imza attılar. Sorumluluklarından uzaklaştırılan gençlik ise, içkinin, kumarın, fuhşun, madde kullanımının acımasız girdabına düştü.
Ülke nüfusunun %65’inin 15-25 yaş gurubu gibi genç bir yapıda olması uyuşturucu baronlarını heyecanlandırmıştı. Alabildiğince ve olabildiğince, zamanın yöneticilerinin de ‘karıştır-barıştır’ politikalarını başarılı kılmak için göz yumduğu uyuşturucu trafiğinin ana merkezi Türkiye oldu. Madde kullanımının yaşı bu gün 13’e kadar indi.
Okullar, sokaklar, kahveler ve bütün kalabalık toplumsal alanlar ‘torbacıların’ istilasına uğradı. Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucuyu İzleme Merkezi (TUBİM) ile her ilde bulunan sınırlı sayıdaki bu konu ile mücadele eden polislerimizin gayretleri bu bataklığı kurutmaya asla yetmemektedir. Sadece 2014 yılında, devletin resmi verilerine göre; 648 kişi uyuşturucu kullanımından hayatını kaybetti. Her gün polisin karşılaştığı inanılmaz uyuşturucu trafiği hikayelerini okuyoruz.
Akıl almaz yöntemlerle ülkemize sokulan uyuşturucudan ülkemiz dahil bütün dünya da elde edilen gelir yılda tam 600 milyar dolar civarındadır. Bu dudak uçuklatan para için dünyada yapılamayacak hiçbir kötülük ve katliam yoktur. Ateş bacayı sarmıştır. Hollanda’daki uyuşturucu trafiği için infazlar güpegündüz İstanbul’da ve sokak ortasında yapılabiliyor. Yakında Orta Amerika ülkelerine dönersek kimse şaşırmasın.
Gençliğimiz; devlet politikalarının dolaylı etkileriyle bu bataklığa doğru sevk edilmektedir. Çalışmadan, yorulmadan bedava hayat yaşamak isteyenler bunu başaramayınca; teselliyi, içkinin, zinanın, uyuşturucunun yok edici sarhoşluğunda arıyor ve gün be gün eriyip yok olup gidiyor.
1980 yılların toplum dizayncıları, kendi diktatörlüklerinin önünde en büyük engel olarak gördükleri gençlerin bir kısmını yaşlarını büyüterek idam edip yok etti. Diğer kısmını ise Brezilya dizileri ve idol haline getirilen sanatçı kılığındaki densizlerin, hayatlarına özendirerek köle haline getirdi.
(Devamı yarın)