Uzungöl'ü uzunlamasına katlediyorlar..



Önüne gelenin rant kapısı olarak görmeye başladığı, her tarafın betonlaşmaya esir düştüğü Uzungöl'de, gülermisin ağlarmasın durumu var. Daha ötesi kimsenin çok da umrunda değil.

Hafta sonu gün boyu gezip tesis sahiplerini, yöre halkını ve turistleri tek tek dinlemeye yaşanan vehametin fotoğrafını çekmeye çalıştım..
Anlatılanlar yenilir yutulur değil..
Felaket tellallığı yapmak niyetinde değilim ama acı bir gerçeği gözler önüne sermek istedim..
Uzungöl "uzunlamasına katlediliyor"

Böylesine bir çarpık yapılaşma ve düzensizlik görülmüş değil. Altın yumurlayan tavuğu kesmek için sanki yarış içindeyiz..
Elimizdeki en büyük hazine olan Uzungöl'ün kıymetini bilemiyoruz, kirletiyoruz, beton binalara teslim ediyoruz. Ortalık eline inşaat malzemesi alıp deli dana gibi sağa sola saldıranlarla dolu. Nerede boş bir yer bulsak da inşaatı diksek.. Ama nasıl dikersek dikelim. Otoparkı varsın olmasın, çocuk alanları varsın olmasın, doğal güzelliklerin içine edilsin, şehircilik kuralları alt üst olsun.

Mantık aynen bu..
Sinirimden ne yazacağımı şaşırmış durumdayım. Bu kadar kör bir bakış açısı, bu kadar kontrolsüz bir yapılaşma, böylesine çirkinlik olacak şey değil ya..

Ya abartıyorsun diyenleri Uzungöl'e davet ediyorum..

10 seneki hali ile şimdiki halini herkes gelsin bir görsün.. Uzungöl artık fotoğraflarda güzel, Uzungöl artık tablolarda güzel.. Oysa Uzungöl şimdilerde üvey evlat kalmış.. Ne denetleyeni var, ne bu gidişata dur diyeni.. Arapçayı öğrenen, beton binayı diken, yanına iki de bisiklet turu katan, az ötede üç beş kolleksiyon sergisi açan, köfte-balığı da meze yapan kendini Uzungöl'ün sahibi ilan etmiş..

Oh ne güzel ya..!

Kolay gelsin ne diyeyim Uzungöl'ü uzunlanmasına katletmeye devam edin siz..