VANDAL MI TERÖRİST Mİ?
Vandal..
Teyzeler, nineler ilkin mandal zanettiydi bu kelimeyi..
Herkes bilgisizliğiyle yerinde kala kaldı..
Kimi mürekkepliler yadırganırım korkusuyla..
Soramadı kimseye anlamını vandalın..
Sonra vandallar öyle bir ateş çıkardı ki kendileri kendilerini tanımladılar..
Herkes bu kez yakıp yıkanlara vandal dendiğini anlayabildi..
Vandal nedir diye sorduğumuzda..
Cevap netleşti..
PKK..
Oysaki terörist yerine vandal, hakikaten mandal gibi bir buluş..
Terörist birilerini acıttı ki yeni bir terim türetildi..
Vandal..
Neydi vandal? İlk nasıl ortaya çıkmıştı bu kelime?
Fransız Devrimi sırasında bir din adamı, Cumhuriyet Ordusu’nun bazı davranışlarını nitelemek için bu terimi kullanmış. Henri Gregoire isimli bu papaz, ordunun davranışlarını 455 yılında Roma’yı yağmalayan German Vandallar’ına benzetmişti.
Vandalizm; bilgisizlik yüzünden ya da zevk için kamu veya sanat yapılarını büyük zararlara yol açarak yıkmak ve bu yıkımı kendi başına bir amaç durumuna getirmektir. “Kırıp geçirmek” anlamında kullanılan bu kavrama Fransız Devrimi sırasında rastlanmasına karşın daha eski zamanlardan beri de görüldüğü bilinmektedir. 1790’dan başlayarak krallığın, soyluların ve din adamlarının ayrıcalıklarına ilişkin arşiv belgelerinin yakılması emredildi. Buna göre; Paris’teki heykel ve anıtlar kaldırılacak, bronzdan yapılmış olanlar top ve tüfek yapımında kullanılacak, altın olanlar eritilip külçe haline getirilecek, günlük araç ve gereçler de eritilecekti. 19. yüzyıldan başlayarak koruyucu bir sistem geliştirmeye çalışıldıysa da, vandalizm tümüyle önlenemedi.
Günümüz modern kent toplumlarında da estetik ve güzel olan her şeye, ortak yaşam alanlarına saldırı olarak karşımıza çıkmaktadır. Batı Avrupa ülkelerinde vandalizm de, şiddetin benzer şekli olan holiganizm gibi toplumsal güncel bir sorundur.
Sonuç:
Vandalizm, kent toplumunu yakından ilgilendiren genç nüfusta sıklıkla karşılaşılan toplumsal ve güncel bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Suç oranının bu gruplarda yoğunlaşma nedeni, ergenlik dönemde meydana gelen hızlı uyum bozukluğu ve fizyolojik değişikliklere bağlanabilir.
Sosyal katmanlar arasında derin farklılıkların olduğu, sağlıksız kentleşme sürecinin yaşandığı ülkemizde bu konunun daha büyük sorunlara sebep olmadan, sözcük olarak bile çok iyi bilinmeyen vandalizmin varlığının kabul edilmesi ve ayrıca eğitim, pedagoji, psikiyatri gibi disiplinleri ilgilendiren bu konunun kapsamlı olarak araştırılması, çözüm önerilerinin gündeme getirilmesi gerekmektedir.
Teröristi de vandal deyip yumuşatmayalım tabii..