VAR MI BÖYLE BİR SEÇİM!
AK Parti, belki de 11 yıllık iktidarının en zor, en kritik, en tartışmalı sürecinden geçerek geçmişteki seçimlerden çıktığı gibi yine başarılı olmak için her türlü hamleyi yapıyor. Karşısında muhalefet ‘Tam güçsüz zamanında yakaladık’ edasında, umuda yolculuğa çıkar gibi 30 Mart'a yelken açmış durumda!
Ama..
Türk siyasetinde AK Parti'nin en tartışmalı döneminde bile CHP'nin neden bir türlü ciddi anlamda önemli bir alternatif oluşturamadığı gerçeği yine konuşuluyor!
Haklı olarak tabii ki!..
CHP'nin bu ülkede sosyal demokrat kitleye uzun yıllardır bir türlü iktidar olma şansı verememesi ‘Ebedi muhalefet’ gibi söylemlerle karşılaşması nedendir?
Bakıyoruz yerel seçimlere doğru gittiğimiz bugünlerde CHP örgütlerinin, milletvekillerinin, teşkilatlarının tam anlamı ile zora düştüğüne inandıkları AK Parti iktidarına karşı bir bütün olmaları gerekirken, TBMM çatısı altında istifa eden milletvekilleri bile ortaya çıkıyor.
Genel Merkez’e aday belirleme krizi üzerinden baskın yapılıyor.
Hiç bir gün kol kırılıp yen içinde kalmıyor!
Hurra isyan!
(Trabzon'da teşkilatların sergilediği örnek tabloyu, hakkını teslim ederek bunun dışında tutalım)
***
İşin özeti CHP hep kendi bindiği dalı kesen Nasrettin Hoca misali yol alıyor!
Adeta bir adım ileri, iki adım geri!..
Barutsuz tabanca misali!
30 Mart'a doğru yapılan bütün anketlerde görülüyor ki CHP yine önemli bir oy farkı ile AK Parti'nin gerisinde. Hem de böylesine iktidar partisinin yıprandığını düşündükleri, iktidar partisine yönelik önemli eleştiriler getirdikleri noktada.
Neden?
Sunduğum karikatür CHP için aslında bir 'DERS' olarak her şeyi anlatıyor!..
Fazla söze gerek yok dercesine...
Tabii ki o dersi hiç almıyorlar!..
Acaba o kendilerine iktidar tarafından söylenen ‘Ebedi muhalefet’ yakıştırması hoşlarına mı gidiyor..
Dedik ya..
Şu bir gerçek ki böylesine 'Fırsat bu fırsat' dedikleri bir dönemde dahi 30 Mart seçimlerinde yaşanacak büyük bir hayal kırıklığı CHP'de yeniden bir Genel Başkan krizi yaratır!.
***
30 Mart bence Kılıçdaroğlu gibi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi geleceği için de önemli. Zira önündeki cumhurbaşkanlığı, başkanlık sistemi hedeflerine yürümesi açısından yani yol haritası için kader anlamı taşıyor!..
AK Parti’de Başbakan da dahil ortaya çıkan bu kriz ortamında 'Recep Tayyip Erdoğansız bir AK Parti' istiyorlar söylemi bundandır..
Yani Başbakan için de kader seçimi!..
Onun için de bütün ipler elinde!..
Geri adım atmadan 30 Mart'a koşuyor!..
***
Keza MHP Genel Başkanı Bahçeli için de bir kader seçimi!..
Siyasi süreçte yaşananların MHP için tam bir fırsat dendiği bir dönem değil mi?
Fırsatı sandığa yansıtamazsan önce hedef kim olur?
Lider!..
Yani bu seçim liderlerin de hem kendi gelecekleri hem de tabanlarına karşı istikbal seçimi!
Çünkü bu seçim adı yerel de olsa bugüne kadar yapılan bütün yerel seçimlerden farklı bir şekilde 'GENEL SEÇİM'..
Zaten Türkiye'nin içinde bulunduğu tablo bunu göstermiyor mu?
Sinirlerin böylesine gergin olduğu, devletin kurum ve kuruluşları üzerindeki yangının sönmez bir şekilde böylesine devam ettiği, iktidar ile muhalefetin 'Paralel devlet', 'Kumpas', 'Kaset', 'Rüşvet ve Yolsuzluk' kavgasına tutuştuğu, Başbakan'ın 'İSTİKLAL SAVAŞIMIZ' dediği, muhalefetin ‘KURTULUŞ SAVAŞIMIZ’ cevabını verdiği bir başka seçimi Türkiye tarihinde yaşanmadı desek en doğrusu olacak!
'Sandığı bekleyen' Türk halkı da yaşananları ilk kez böylesine 'Sessiz bir film' gibi seyrediyor..
Bakalım o meşhur tepkisi nasıl olacak!..
Uzun lafın kısası 30 MART çok şey demek!..
Herkes aynı fikirde..
Bizim Bakkal Ali bile böyle diyor..
YEREL DEĞİL, GENELDEN DE ÖTE KADER SEÇİMİ!
Belediye başkanları kim olacak? İktidar ve muhalefetin var olma savaşını kim kazanacak? Af gelecek mi? Başkanlık sistemi gelecek mi? Anayasa değişecek, Türklük tarifi kalkacak mı? Cumhurbaşkanı Gül’ün siyasi kaderi ne olacak? Başbakan Erdoğan Köşk’e çıkacak mı? Ve siyaseten aklınıza daha ne geliyorsa...
Hepsi içinde..
Var mı böyle seçim..
Hangi soruya cevap ararsanız 30 Mart cevabını verecek!..