YA BAŞARAMAZSAM!

Ya başaramazsanız! Yapamadı, beceremedi derlerse eğer? Eline yüzüne bulaştırdı, heba etti diye eleştirirlerse arkanızdan.
Ne olur sonra?
Göründüğünüzden daha güçsüz olduğunuz mu ortaya çıkar? Kabuğunuza çekilip hayattan mı soğursunuz? Kendi hayatınızın kahramanı olamaz mısınız artık?
Sahi ne olur başaramazsanız?
Bu sorunun cevabı kişinin karakterine ve içinde bulunduğu duruma göre elbette ki farklılık gösterecektir. Ancak bir kesim insan var ki başarısızlık durumuna karşı diğer insanlara nazaran daha hassas. Muhtemelen iletişim kanallarının da etkisiyle son yıllarda giderek yayılan bir korkuyu taşıyorlar. Hata yapma korkusu, bilimsel adı ile kakorafiyafobi.
Birçoğu itiraf edememiş olsa bile bu insanlar hata yapmaktan, başarısız olmaktan büyük edişe duyarlar ve bu endişe sorumluluk almalarına engel olur. Üstelik birçok konuya karşı istek ve ilgi duymalarına rağmen harekete geçmezler. Daha doğrusu harekete geçemezler. Çünkü başarısızlık korkusu onları prangalar.
İçlerinden bazıları mükemmeliyetçidir. Şiirin en güzelini yazmak, resmin en özelini yapmak ya da bir projenin en iyisini tasarlamak için oldukça parlak fikirleri ve hayalleri vardır. Ancak bunu eyleme dökmezler. Psikologlara göre bu durum, çocukluk döneminde ailesi tarafından desteklenmeyen veya sürekli olumsuz eleştirilere maruz kalan insanlarda daha çok görülüyor.
Bu insanlar hata yapmaktan korkuyorlar. Oysa herkes bilir ki; herkes hata yapar. Herkes başarısız olur. Üstelik bazıları yüzlerce kez.
Ahmet Şerif İzgören’in Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır kitabında paylaştığı bir hikâyeye göre; lokanta işleten Sanders isimli bir kişi iflas etmek üzeredir. Eşi ile birlikte yaptıkları yemekleri lokantalara teklif etmeye karar verirler. Ve Sanders lokantaları gezmeye başlar. Gittiği lokantaları günlüğüne not eder. Bir, beş, on, yüz, iki yüz, beş yüz ve bin... Bin lokanta gezmesine rağmen kimse yemeklerini tatmak istemez. Ancak Sanders gezmeye devam eder. Rivayete göre 1019. lokanta Sanders’ın yemeklerini görmek ister. Ve böylelikle Sanders için yeni bir kariyer başlar. Sanders dünyanın en büyük ikinci restoran zinciri olan KFC’nin kurucusudur. Dünya çapında 130 ülke ve bölgede 21.000'e yakın restoranı bulunmaktadır.
Başarısızlık, bazen ne zaman vazgeçtiğiniz ile alakalıdır. Hata yapma korkusunun giderek etki alanını genişlettiği bir dönemdeyiz. Ve kulağınıza, günümüzde çocukların basit yarışmalara, oyunlara, etkinliklere katılmak istemediklerine dair haberler gelmiştir. Belki başarırsınız, belki başaramazsınız. Önemli olan bu uğurda nasıl mücadele ettiğinizdir. Van Gogh kardeşine yazdığı mektubunda şöyle demişti: “Duran-Ruel'e gelince, desenlerimi değersiz bulmuşsa da, ona bu resmi göster. Kötü bulursa, ne yapalım! Ama sen gene de göster ki var gücümüzle savaştığımızı görebilsin. Muhakkak ‘on para etmez!’ dediklerini duyacaksın. Hazırlan buna. Ben de hazırlıklıyım. Ama gerçek ve namuslu bir şey vermeyi başaracağız sonunda.”
Bazen de Van Gogh gibi başarırsınız ancak başardığınızı göremezsiniz. Ölümüne kadar sadece bir veya iki tablo satabilmişti ünlü ressam. Ebetteki her hikâyenin sonu başarı ile tamamlanmaz. Ancak hata ve başarısızlık içermeyen bir yolun başarı getirmeyeceğini söyleyebiliriz.
Sahi ne olur başaramazsanız?
Van Gogh mu olamazsınız? Yoksa KFC mi?