YA SONRA



***

Dünkü “Demokrasi ve Şehitler Mitingi’ni” izleyince yaşı 75 üzerinde olan ağabeylerimizin ve amcalarımızın anlattıkları siyaset anıları aklıma geldi. Köyleri jeeplerle nasıl gezdiklerini, nasıl çalışma yaptıklarını ve akşam rakip partililerle zaman zaman aynı yerde oturup şakalaştıklarını ve görüştüklerini anlatırlardı.

***

Seçim çalışmasından sonra bir araya gelip sohbet etmelerini algılayamazdım. Bugünlerde artık bir araya bile gelmeyen kişilerin bir dönem bir arada dertleşerek nasıl iletişim kurabildiklerini düşünürdüm. Demokrasi Mitingi bu güne kadar algılamadığım meseleyi anlamama vesile oldu.
Demek ki gerçekten bir araya gelinebiliyormuş. Hatta bir arada halka hitap edilebiliyormuş..
Bir araya gelindi, şiirler okundu, Büyük Türkiye’den bahsedildi, manifestolar deklare edildi... Beyaz bir sehpada oturup çaylar içildi, sohbet edildi. Buraya kadar güzel göründü.
Bundan sonra ne olacağını yine birlikte göreceğiz.

***

1955-1960 yıllarına benzer bir Rusya’ya direksiyon kırma var gibi ama henüz yoldayız. Sadece direksiyonu kırdık, daha viraja gelmedik ve dönmedik. Bu direksiyon kırma hali devam eder ve virajı dönersek yolculuk yüksek yayla yolları gibi sancılı olacak. Kısaca dış politikada Karadeniz’in sert rüzgârlarından eserse hiç şaşırmayalım.

***

İç politikada hukuk, çoğulcu demokrasi ve adilane yaklaşım lafta kalmaz ve icraata dönüşürse liderler ve halk arasında çaylar birlikte içilmeye devam eder. Yerelde halk arasındaki gerginlik kendini yatışmaya bırakır gibi oldu.
Aksi durumda bir nebze rahatlayan ortam kandırılmışlık hissi ile bu sefer daha da sertleşmeye başlar. Diğer önemli konu emek kavgası, birlikte topladığımız ve oluşturduğumuz vergileri birlikte harcayıp birlikte denetleyebilecek miyiz? Merkezlerden yapılan liste kendini ihtiyaç, liyakat ve şeffaflık eksenine döndürebilecek mi?

***

Son olarak dış dünya ile düşmanlık yaparak bir yere varmamız mümkün değil. Yapacağımız soğuk veya sıcak bir çatışma önce bizden sonra karşı taraftan götür. Dış dünya ile rekabet edecek tek yolumuz, doğru kalkınma alt yapısını kurmaktan geçecek.
Adilane, eğitim, ekonomi, icat, demokrasi, iç barış.. Kelimelerinin içini dolduramadan referans ruhu devam ederse işimiz zor. Unutmayalım milyonlarca genç insan ekmek mücadelesinde; karar verelim..
Ekmeği torpilli mi böleceğiz daha çok ekmek mi yapacağız.