YAKIŞMADI..!


Öyle ya, nereden bilebilirlerdi maçın hemen başında kaleci Fatih’in kendine atılan geri pasını Veli’nin ayağına nişanlayacağını.
Sen gel de şimdi kaptan Onur’u arama. Veli de ayda yılda bir atar, o da Trabzonspor maçına denk geldi.
Golden sonra Trabzonspor az toparlanır gibi oldu, bu defa Papadopoulos yaptı yapacağını.
Hal böyle olunca, Beşiktaşlı oyuncuların oynama iştahı arttı. Ayıkla bakalım pirincin taşını.
 
***

Trabzonsporlu oyuncuları tanıyana aşk olsun. 2-0’dan sonra adeta rakibe teslim oldular.
Nerede sağ kulvarı otoban gibi kullanan Bosingwa?
Nerede sol tarafı hallaç pamuğu gibi atan Yusuf? 
Mehmet Ekici yokları oynadı.
Özer, son derece gergin.
Cardozo, ileride yalnızları oynadı.
         
***


Tüm bunların sebebi; maçın hemen başında iki farklı galibiyeti bulan Beşiktaş’ın oyunu kendini sahasında kabul edip, orta sahayı kalabalık tutup Trabzonsporlu oyuncuların pas bağlantılarını kesmekti ve bunda da başarılı oldular. Kademeli savunma anlayışı, Bordo-Mavili ekibin ataklarını başlamadan bitirdi.
         
***


Trabzonspor’un maç boyunca Sefa ile bir gol girişimi vardı, o da ofsayt gerekçesiyle geçerli sayılmadı.
O gol geçerli olsaydı, sonuç farklı olabilirdi. Atamalı, pardon sipariş hakem faktörü canım! Uzaktan Beşiktaşlı olunca böyle oluyor demek. Ne de olsa “ Süleyman Seba Sezonu”

***

E, sen böyle olursan, oynarsan, Beşiktaş’ı bir anda Real Madrid yaparsın. Siyah-Beyazlı takım sezon başından bu yana hiçbir takıma bu derece üstünlük sağlamadı.
Düşünebiliyor musun, Beşiktaş’ın sağ beki Serdar bile bir başka oynadı. Belki de hayatının maçını oynadı. Ha keza Trabzonsporlu Constant onun aksine çok kötüydü.
Anlayacağınız, Beşiktaş öne geçince Bordo-Mavi oyuncuların hemen hepsi ilerleyen dakikalarda Fatih ve Papadopoulos’a ayak uydurdu.
Özetlersek...
Tecrübeli oyunculardan oluşan Trabzonspor’a ne bu skor ne de oynanan futbol hiç ama hiç yakışmadı.