Yavuz Aydın: “Türk Sahipli Gemiler Neden Korunmuyor?”
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, Karadeniz’de ticari gemilere ve gemi insanlarına yönelik saldırıların Türkiye açısından açık bir millî güvenlik sorununa dönüştüğünü belirterek iktidara “Bölgede yaşanan tehlikeler biliniyorsa Türk sahipli gemiler neden gerekli güvenlik tedbirleri alınmadan bu hatlara gönderiliyor?” diye sordu.
Cumhuriyet Halk Partisi Grubunun Karadeniz’de ticari gemilere ve gemi insanlarına yönelik saldırıların araştırılması amacıyla verdiği grup önerisi üzerine TBMM Genel Kurulunda İYİ Parti Grubu adına konuşan Aydın, savaşın etkilerinin artık Rusya ve Ukrayna’yla sınırlı kalmadığını söyledi.
“Karadeniz’deki Savaş Ticaret Yollarına ve Sivil Gemilere Ulaştı”
Karadeniz’de yaşanan çatışmaların ticaret yollarını, limanları, sivil gemileri ve ekmeğini denizden kazanan insanların hayatını doğrudan etkilediğini belirten Aydın, son dönemde Türk sahipli gemilere yönelik saldırıların arttığına dikkat çekti.
Bu gemilerde çalışan Türk vatandaşlarının hayatını kaybetmesi ve yaralanmasının meselenin ulaştığı boyutu ortaya koyduğunu ifade eden Aydın, “Karadeniz’de yalnızca Rusya ile Ukrayna arasında sınırlı bir savaş yoktur. Savaşın etkileri ticaret yollarına, limanlara, sivil gemilere ve ekmeğini denizden kazanan insanların hayatına kadar ulaşmıştır.” dedi.
“Rusya Türk Sahipli Gemileri Bilinçli Olarak mı Hedef Alıyor?”
Türk sahipli gemilere yönelik saldırıların açıklığa kavuşturulması gerektiğini vurgulayan Aydın, Dışişleri Bakanlığının kamuoyunu bilgilendirmesini istedi.
Aydın, “Rusya, Türk sahipli gemileri bilinçli olarak mı hedef almaktadır? Bu sorunun cevabı, Türkiye’nin dış politikasındaki gerçek tabloyu da ortaya koyacaktır.” ifadelerini kullandı.
Bölgedeki risklerin önceden bilinmesine rağmen Türk sahipli gemilerin neden yeterli güvenlik tedbirleri alınmadan savaş bölgesine gönderildiğini soran Aydın, denizcilerin yüksek kazanç uğruna tehlikeye atılmaması gerektiğini söyledi.
“Yüksek Navlunun Bedelini Gemi İnsanları Canlarıyla Ödüyor”
Normal şartlarda günlük kazancı ortalama 15 bin dolar seviyesinde olan bir geminin, savaş bölgesinde 50 bin ila 70 bin dolar arasında değişen günlük navlunlarla çalıştırıldığının ifade edildiğini belirten Aydın, savaş bölgesindeki yüksek kazançların insan hayatının önüne geçirilmesine tepki gösterdi.
Aydın, “Armatör yüksek navlun kazanmakta, zarar hâlinde de sigortadan parasını alabilmektedir fakat olan gemi insanımızın canına olmaktadır.” dedi.
Gemilerde çalışan vatandaşların hayatının ekonomik kazanç hesaplarına terk edilemeyeceğini vurgulayan Aydın, gerekli denetim ve güvenlik mekanizmalarının gecikmeden devreye alınması çağrısında bulundu.
“Sıfır Sorun Değil, Sıfır Öngörü Politikası”
İktidarın dış politikasını da eleştiren Aydın, yıllarca “sıfır sorun” söylemiyle övünen hükümetin bugün Türkiye’nin hem güneyinde hem de kuzeyinde güvenlik sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını belirtti.
Aydın, “Bugün sıfır sorun değil, sıfır öngörü vardır. Güneyimizden de kuzeyimizden de ne yazık ki emin değiliz.” diye konuştu.
Türkiye’nin Rusya, Amerika Birleşik Devletleri ve NATO’yla ilişkilerinde tutarlı ve öngörülebilir bir dış politika yürütemediğini savunan Aydın, şunları söyledi:
“Bir gün Rusya’yla stratejik ortaklık görüntüsü veren, ertesi gün NATO kürsülerinde başka bir dil kullanan; bir gün Amerika’ya meydan okuyup 15 Temmuzu Amerika’yla ilişkilendiren, ertesi gün Trump’tan gelecek telefonu dış politikanın merkezine yerleştiren bir anlayışla devlet yönetilemez.”
“Ulaştırma ve Dışişleri Bakanlıkları Sorumludur”
Karadeniz’de Türk denizcilerin karşı karşıya kaldığı risklerden Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığının sorumlu olduğunu belirten Aydın, iki bakanlığa güvenli seyir koridorları ve ikili denizcilik anlaşmaları üzerinden çağrıda bulundu.
Aydın, “Nerede Rusya ve Ukrayna özelinde ikili denizcilik anlaşmalarımız? Nerede güvenli seyir koridorlarımız? Nerede gemi insanımızı koruyacak bağlayıcı güvenceler?” sorularını yöneltti.
Hükümetin sessizliğinin belirsizliği artırdığını ve denizcilik sektöründe çalışan vatandaşları her seferinde daha büyük risklerle karşı karşıya bıraktığını ifade eden Aydın, diplomatik ve hukuki güvence sağlayacak somut adımların derhâl atılması gerektiğini söyledi.
“Türk Bayrağı da Türk Vatandaşı da Sahipsiz Değildir”
Türk bayrağı taşıyan veya Türk sahipli gemilerde çalışan vatandaşların korunmasının devletin asli görevi olduğunu vurgulayan Aydın, “Türk bayrağı da Türk vatandaşı da Mavi Vatan da sahipsiz değildir. Bunu dosta da düşmana da bildirmek Türkiye Cumhuriyeti’nin asli görevidir.” dedi.
İYİ Parti olarak araştırma önerisini desteklediklerini açıklayan Aydın, saldırılarda hayatını kaybeden denizcilere Allah’tan rahmet, yaralılara ise acil şifalar dileyerek konuşmasını tamamladı.