Yaylalarımız!


Yaz aylarında, büyükşehirlerden gelen dostlarımızın isteklerinin başında yaylalarımızı ziyaret gelmektedir.


Çünkü, yaz aylarının bunaltıcı atmosferinden kurtulmanın en pratik ve kolay olanı kendini yaylaya atmaktır.


İstanbul'un yoğun temposundan uzaklaşmak için gelen iki akademisyen arkadaşı, Trabzon'un Hıdırnebi yaylasındaki yayla kent tesislerinde iki günlüğüne misafir ettik.


Öncelikle, iklim tek kelime ile mükemmeldi. İki günde birkaç mevsimi yaşadık.


Tesislerden ziyade etrafın düzensizliği gözlerden kaçmıyordu. Hele civarda bulunan çarpık yapılaşma, renksiz, düzensiz ve en önemlisi kültürsüz konutlar, ben buraya yakışmıyorum diyordu. Oysa "yaylanın çimenine kuzu yayılırdı", çok eskiden.


Tesislerin girişindeki eski Trabzon valisi rahmetli İsmet Gürbüz CİVELEK imzalı "Hıdırnebi Ahşap yaylakenti devletin sadece yönlendirici ve destekleyici rolü ile yayla turizminde uygulamaya konulan öncü örnek alınabilecek fiziki, hukuki ve iktisadi bir modeldir. Bireyin mutluluğuna yönelik olmayan hiçbir kamu görevi anlamlı ve kalıcı olamaz düşüncesi ile başlatılan yayla turizminde..." levhadaki yazıyı okuyunca "yazmanın", anlamak için yeter şart olmadığını idrak ediyoruz.


Evet, kamunun "MUTLULUĞU" için devlet "YÖNLENDİRİCİ" rolünü üstlendi ve destek oldu, kamu ne yaptı? Kamuyu oluşturan birey yani vatandaş ne yaptı?


Siyasetçiden yol, elektrik, su... istedi de istedi... Mutluluğu için.


Devletin sunmuş olduğu "kamusal yararlar" sonucunda artık yeni bir yaşam alanının asgari koşulları da sağlanmış oldu... Sonrası?  Bugünkü niteliksiz ve doğal ortama yaylalara yakışmayan görüntü... Yeri gelmişken ifade edeyim. Yaylaları birleştirme adına güney yayla yolu projesinin bu anlamda iyi bir analize ihtiyacı var gibi!...  Ulaşılabilirlik güzel ama her türlü kırsal ve kentsel faaliyetleri kontrol altına almak koşuluyla... Durum ortadayken galiba iyi düşünmek lazım...


Bugünlerde en çok konuşulan Kentsel dönüşüm konusu yarın yerini "kırsal/köysel dönüşüm" veya "yayla dönüşümü" ne bırakacağı gün gibi ortada...


Yapılan son düzenlemeler ile Büyükşehir belediyesi olan Trabzon Belediyesi artık bu alanların yeni söz sahibi...


Yaklaşan seçimlerle birlikte belediye başkan adaylarının muhtemel "61" li projelerinden yaylalar da nasibini alacaktır.


Ancak bir gerçek var ki, yüzünü kuzeye dönmüş Trabzon'un yönetici ve sivil örgütleri, yeni yaşam alanlarının oluşturulacağı düzenlemeler için güneye bakmasının zamanı geldi de geçiyor...


Son söz de turistik tesis işletmecileri ve idarecilere olsun;


Tesis işletmecileri; tesislerinin ana yol üzerinde olmadığını "gel-geç" müşterilerinin gelmesinin zor olduğunu hatırlatır, "müşteri VELİNİMETİMİZDİR" deyişini "serlevha" yapmalarını, kahvaltı çayını küçük çay bardağında içmek isteyenleri de "git karşı kafede iç" tarzında yönlendiren personellerine de meslek içi hizmet eğitiminden geçirilmesini tavsiye ederim...


İdarecilerimizi unutmadım, onların da bazen "tedbil-i kıyafetle" gezmesinin, sorunların tespitine ve "renk körlüğüne" olumlu katkı yapacağını düşünüyorum...