YEŞİL TARLA STADINDAN SELAMLAR SEVGİLER


Yeni Türkiye’nin yeni stadyumları teker teker hizmete giriyor... Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açılışı yapılan Bursa Timsah Arena dünyayı kıskandıracak stadyumlarımızdan biri... Yakında Beşiktaş‘ın Vodafone Arena, Trabzon’un Akyazı Stadı da bitecek... Daha sırada diğer şehirlerimiz ve ilçelerimiz var...
Zaten Galatasaray Türk Telekom Arena, Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu, Kayseri Kadir Has, Erzurum Üniversiade, Mersin Akdeniz Oyunları, İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı da dahil saymakla bitmeyecek birçok stadyum da hizmete girmişti.
Hepsi de Münih Allianz Arena, Amsterdam Arena ve dünyanın eşdeğer en modern statlarını aratmayacak konforda yapıldı... Bu spor salonları, yüzme havuzları ve diğer tesisler için de geçerli...
Ve dünyada spor tesisleri açısından en modern ülkeleri ‘50 yıl geriden gelip, 50 yıl sollayan’ tek ülke olacağız... Bunun için de ne kadar övünsek azdır...
***
Sanırız 1978 yılıydı. Fenerbahçe, PSV deplasmanında 6-1 yenilmişti. Maçtan sonra teknik direktör merhum Necdet Niş “Biz daha soyunma odasına girdiğimizde maçın yüzde seksenini kaybediyoruz’’ demişti...
Biz yıllardır bu sözleri hiç unutmadık... Batı’daki muhteşem statları görünce ‘Bizim niye yok’ diye hep eziklik yaşardık... Kompleksten komplekse girerdik, aşağılık         psikolojisiyle de zaten otomatikman mağlup başlardık...
2002’den sonra ise Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Mehmet Ali Şahin bakanlığında, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, belediyeler, valilikler, kurumlar, kulüpler, üniversiteler ve pek çok paydaş ile birlikte hızlı bir yapılanmaya girildi. Bugün de Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Bakan Çağatay Kılıç’la bu projeler devam ediyor...
İlk olarak Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin yürekli başkanı Mehmet Özhaseki’yle başlayan, Konya BŞB Başkanı Tahir Akyürek ve Antalya BŞB Başkanı Menderes Türel’in de aralarında bulunduğu, pek çok belediyemizin önayak olduğu ve nihayet Bursa’nın görkemli stadında emeği geçen Recep Altepe’yle devam eden yeni dönemin bereketi bunlar...
***
Eğer modern tesisleri gençlerimizin, hocalarımızın, eğitimcilerimizin hizmetine sunarsak ve yüzde yüz     bilimsel bir programa bağlarsak, beslenmesinden uykusuna, dinlenmesine ve okulunu sürdürmesine     kadar her alanı düzenlersek; 1. sınıf spor ülkesi oluruz ve geleceğimiz tam aydınlık hale gelir...
Bütün bunları başarmışken hala olmayacak eksiklikleri görmek inanın insanı kahrediyor.
Bütün statlarımız Mercedes marka,         siz cimrilikten benzinsiz bırakıp yolda kalıyorsanız veya tüp takıp         hızınızı yavaşlatıyorsanız sorun sizde...
Devlet bu kadar imkan veriyor, para harcıyor... Kulüpler olmadık transferlerle bütçelerini çarçur ediyor, statlarına bakmıyorsa, belediyeler de çok rahat     yapabileceklerini esirgiyorsa... Zeminler gençlerimizin sakatlanmasına sebep oluyor, sporun kalitesini yok ediyorsa ortada kocaman bir organizasyon sorunu var demektir.
Bir spor tesisinin en önemli alanı spor yapılacak alandır... Her şey spor, sporcu ve başarı için vardır...
Bu işler devasa bütçelerin yanında artık devede kulak... Bütün statlarımıza ısıtmalı zemin yapılabilir ve gerçekten uzman bakıcı elemanlar tutulabilir... En önemlisi zeminse en çok parayı da zeminde çalışanlara verebilirsiniz... Dünyanın her tarafından ekipman temin edebilirsiniz... Ama önce eldeki elemanların kıymetini bilmek lazım...
Çime bakmanın tıp doktorluğundan farkı yok... Sevgiyi, gecenden gündüzünden fedakarlığı, rahatlığından feragatı gerektirir...
Ama bunun için torpilli adamlar yerine spor tesislerinde sabahlayan, sporcularla 24 saat yaşayan spor gönüllüsü insanlara ihtiyaç var...

***

Gaziantep Stadı’nın zemini hala bozuksa, kulübün bunu artık düzeltmesi gerekir. Olmadı, belediye veya Gençlik ve Spor devreye     girip sorunu çözmeli...
Osmanlıspor’un sahası ise tam  erbabının elinde... Sporu bu kadar çok seven ve özellikle Osmanlıspor’a en modern tesisleri yaptıran adam Melih Gökçek... Muhtemelen takımın sahası da en kısa zamanda ısıtmalı sisteme dönüştürülecektir... Eğer hala yapılamıyorsa vardır bir hikmeti diyeceğiz...
Acilen diğer bütün sahalarımızı da artık düzeltelim... Denizi geçerken, derede boğulmayalım lütfen...
‘‘Yeşil tarla stadından selamlar sevgiler’’i unutmuştuk, yeniden     hatırlatmayın...