YILDIRIMHAN GERÇEĞİ


Bu sorunun cevabını vermek aslında zor değil..
Çünkü..
Bir insanın bütün siyasi yaşamı boyunca çizgisinde en küçük kırılma olmamışsa, o çizgiye sımsıkı bağlı olarak yoluna devam etmişse, davasına sadakatten asla geri kalmamışsa, siyasi davasının en zor dönemlerinde savunucusu olmuşsa, Gezi’den başlayıp  17- 25 Aralık kumpasları, 15 Temmuz darbe girişimine kadar her saldırıda hiç beklemeden liderinin yanında dimdik durmuşsa, kendisine verilen görevleri en iyi şekilde yapmışsa o cevabı vermek benim için çok kolaydır..
O cevap  da Mazhar Yıldırımhan’dır..


***

Bu şehirde biraz kıskançlık, biraz da siyasi rekabet nedeniyle çekememezlikler olsa da, Mazhar Yıldırımhan Trabzon’un yetiştirdiği, siyasi argümanları en güçlü isimlerin başında geliyor..
En önemli örneği ise adeta tek başına Ayasofya Müzesi’ni camiye dönüştürme kararlılığını göstermiş ve başarıya ulaşmıştır.
Bu şehirde partisi dahil tek başına bırakılsa da liderinin kendisine verdiği bayrağı Ayasofya’ya dikmiştir..
Bugün bu şehrin devlet  bürokrasisinin Ankara’ya açılan kapısında önemli işlerin altına imza atan Yıldırımhan’ın adından övgü ile bahsettirdiğini söylemek hiç de zor değil..
Merttir..
Adamdır..
Tuttuğunu koparandır..
Bir büyük mücadele adamıdır..
Trabzonlu bir bürokrat olunca da sahip çıkmak, hakkını teslim etmek görevimizdir.

***
Süleyman Soylu’nun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı  döneminde Müsteşar Yardımcılığı görevine getirilen Yıldırımhan, üstlendiği görevi layıkıyla yapıyor. Yıldırımhan’ın makam mevki havasına kapılmadan günün her saatinde  kimsesizlerin kimsesi olmaya özen gösterdiğini, hemşehrilerinin dertleriyle dertlendiğini, sorunlarını çözmek için uğraştığını bizzat  görmek bir Trabzonlu olarak insanı gururlandırıyor..
Hangi partili olduğu önemli değil, kapısına gidip de kim geri dönmüş!
Yorulmak yok..
Telefonu 24 saat açık..
Tabi ki bunu Ankara’da yaşamak önemli olan..
Trabzon adeta orada..
Kimin sorunu varsa kapısında..
Bu şehrin Bakanı Süleyman Soylu’yu öylesine rahatlattı ki adeta eli kolu oldu..
Soylu’ya gelmeden veya geldikten sonra iş Yıldırımhan’a havale ediliyor ve mutlaka çözülüyor.
Soylu’nun Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan sürpriz bir şekilde İçişleri Bakanlığı’na atanmasının ardından şimdi Trabzon’da herkes aynı soruyu soruyor..
“Mazhar Bey, Soylu’nun İçişleri ekibinde yer alacak mı?”

***
Bir kere şunu belirtelim..
Yıldırımhan ister geçsin ister geçmesin hep yanında..
Kendisi bir Yavuz aşığıdır..
Yavuz’un şu sözünü hep söyler sohbetlerinde..
“Biz bunca meşakkate alkış uğruna katlanmadık, halis niyetimiz rızayı ilahidir.”
Öğrencilik yıllarından bu yana abi kardeş gibi olduğu, Trabzon’dan milletvekili adayı gösterildiği andan itibaren bir gün dahi sekmeden Soylu’nun arkasında yürüyen Yıldırımhan’ın İçişleri Bakanlığı ekibinde yer alması son derece önemlidir..
Bence kesinlikle yer almalıdır..
Trabzon’dan bakınca bu iki isim adeta bir bütün gibi görünüyor. Biri Bakan, diğeri Müsteşar Yardımcısı olsa da  ikisinin de ortak özelliği Recep Tayyip Erdoğan’a sadakat ile bağlılığı..
Ve ikisinin de gözünü budaktan esirgemeyen yapıları..
Çünkü Bakan Soylu’nun böylesine bir görevde arkasını rahatlıkla dönebileceği, şartlar ne olursa olsun kendisine  kalkan olabilecek bir adam varsa o adam Mazhar Yıldırımhan’dan başkası değildir..
Şu bilinmeli..
Bu duygusal değil, gerçekçi bir yaklaşımdır.
Trabzon sokaklarında bugün Yıldırımhan’ı gören her vatandaşın “Sen de Bakan ile geçtin mi İçişleri’ne... Aman  çok zor bir dönem. Bakanımızı yalnız bırakma” sözlerinin anlamı büyüktür..
İşte mesele budur..
Yani söz konusu Yıldırımhan’ın göreve getirilip getirilmesi   değil, Bakan Soylu’nun çok daha güçlü bir şekilde varlığını hissettirmesidir.
Bu tip cesur yüreklere her zaman ihtiyaç vardır.

***

Yıldırımhan bir görev adamı olarak Soylu için tıpkı Çalışma Bakanlığı’nda olduğu gibi İçişleri’nde de biçilmiş kaftandır.

Bu görevde ekip ruhu çok önemlidir..
Çünkü asayiş yönünden göründüğünden çok daha kritik bir dönemden geçen Türkiye’de Cumhurbaşkanı Erdoğan gibi İçişleri Bakanı’nın da hedef olduğu aşikarken, yanlarında  arkalarını rahatlıkla dönebilecekleri, 24 saatlerini yaşayabilecek adamlara da ihtiyaç vardır..
O nedenle cesur yüreği ile Mazhar Yıldırımhan, Trabzon halkının beklediği gibi Soylu’nun İçişleri Bakanlığı’nda da gözü kulağı ve sağ kolu olmalıdır..
Böylesine kritik, böylesine açmazları olan, böylesine kılı kırk yarmak gereken bir dönemde Bakanımız Süleyman Soylu’nun  üstlendiği bu kutsal görev ve yürüyüşte güçlü bir şekilde yoluna devam etmesini istiyoruz.