YOK OLAN ORMANLARIMIZ

Ağaç ve orman, ekonomik sosyal ve kültürel hayatla çok yakından ilişkisi bulunan tabi kaynaklar arasındadır.
Orman varlığımızın en verimli şekilde değerlendirilmesi ülke kalkınmasıyla yakından ilgilidir.
Her karış toprağını korumaya azimli olduğumuz vatanımızda, her yıl bir milyon tondan fazla verimli yurt toprağı ağaçsızlık sebebiyle denizlere dökülerek heba olmaktadır. Bununla da kalmayıp dikkatsizlik veya tarla açmak gayeleriyle ormanlar yakılmakta ve güzel yurdumuz erozyon tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır.
Orman bilhassa ekonomisi tarıma dayalı bir ülke için milli üretim ve gelirin temel kaynağı öz anasıdır.
Ne yazık ki ormanlarımız bu milletin kara yazısıdır. Bu hususta ne kadar yazsak, ne kadar ağlasak azdır.
Eğer tabiat bir muhakeme yapmış olsa idi, hepimizi bu güzel yurdun katilleri olarak sorgulandırırdı.
Bir yılda orman tahribatı ile kaybettiğimiz servetleri tekrar kazanmak istersek devletin on senelik bütçesi de buna yetmez ve bunu yerine getiremez.
Bu durum karşısında, kalbi sızlamayan ve kendisini vicdanı bir yük altında hissetmeyen bir kimse olabilir mi. Bu gidişle gün gelecek, köylü baltasına sap yapacak ağacı bile bulamayacak.
Bu önemli hadiseye devletin büyük önem vermesi gerekirken, bizlerde vicdanı sorumluluğumuzla bir ağaç dikelim, kayan göçen toprağı yerine koyalım.